Çanakkale’de şehit olan Palulu Ali’nin oğlu Hüseyin’in hikâyesini oğlunun anlatımıyla dinleyelim…
Altınoluk Dergisi, Çanakkale Zaferi’nin 100. yılı münasebeti ile “Çanakkale Mahşeri” kitabının yazarı Mehmet Niyazi Özdemir ile Çanakkale üzerine özel bir mülakat gerçekleştirdi. Sizler için alıntıladık…
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, bugünkü yazısında İslam'ın bir fedâkârlık dini olduğunu belirterek tarih sahnesinde kazanılan zaferlerin Allah için yapılan fedâkârlıklar neticesi ile olduğuna işaret ediyor. Zira Çanakkale savaşı bunun en muhteşem örneğidir.
Altınoluk Dergisi yazarı Dr. Adem Ergül bu yazıda Çanakkale ruhunu şahsımıza ve neslimize aktarılması gereken dinamikleri üzerinde duruyor.
Altınoluk Dergisi, Mart sayısında kapak dosyası olarak Çanakkale'yi işliyor. "Çanakkale'den Çağımıza Ruh Nakli" başlığıyla verilen "Mahşerde Cuma Namazı" fotoğrafı 100 yıl içinde Çanakkale’nin unutulmamasının ardındaki sırrı bize işaret ediyor.
Merhum Sâdık Dânâ Hazretleri'nin -kuddise sirruh- Altınoluk Dergisi'nin Mart sayısında kaleme almış olduğu bir makalesi yayımlandı. Marifetullah ilmi ve sevginin nişanlarına değiniyor Sâdık Dânâ Hazretleri.
Bilgi ile aramızda olan ilişkiyi anlatırken yer yer abartılar yaparız, bilgi gözümüzde büyür. Kendi dünyamıza döner bazı itiraflarda bulunuruz.
İslam dünyasında son bir ayda meydana gelen hadiseleri yorumlayan Altınoluk Dergisi Dünya Gündemi köşesi yazarı Beytullah Demircioğlu, 2014 yılını şiddet ve savaşlarla kapatan dünya gündeminin yılın ilk ayına yine oldukça hareketli başladığını belirtiyor. Bir anlamda yeni yılın geride kalan yıldan pek farklı olmayacağı hatta dünyayı çok daha gergin günlerin beklediği mesajını veriyor.
Altınoluk Dergisi 29. yılının son sayısında [Şubat 2015] “Derya Gönüllü Olma”yı ana dosya konusu olarak ele alıyor.
Kalb’e “yanar-döner, dönek ve çok değişken” anlamında kalb denmesinin sebebi; bu çekişmede iktidarın sürekli el değiştirmesinden kaynaklanmış olsa gerektir. İçindeki hayvânî duyguları yenip melekî hasletlerini hâkim kılan insan Cebrâil’den daha yüce, melekî duygularını yenip hayvânî hislerini egemen kılan insan ise canavardan daha âdî ve tehlikeli bir varlık olur.