Seyyid Tâha’l-Hakkârî Hazretleri, talebelerinden kimseyi ihmâl etmez, herkesin hâlini hatırını sorardı. Kimin bir sıkıntısı varsa hemen gidermeye gayret ederdi. Sıla-i rahime ehemmiyet verir, muhtaçların ihtiyaçlarını karşılardı.
Mevlânâ Hâlid-İ Bağdadi Hazretlerinin hikmetli sözlerinden bazıları...
Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri’nin mânevî makâmı yükselip Cenâb-ı Hakk’a yakınlığı arttıkça tevâzuu da artmıştır. Kalbini dâimâ kontrol etmiş, gaflete düşüp de Cenâb-ı Hak’tan uzaklaşmamak için her an teyakkuz hâlinde bulunmuştur. Hiçbir zaman nefsinden râzı, hâllerinden emîn olmamıştır.
İmâm-ı Rabbânî Hazretleri bir mektubunda şöyle yazmıştır: "Fazîlet, Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in şerefli sünnetine uymaya; meziyet de O’nun getirdiği şerîati yaşamaya bağlıdır. Meselâ, sünnete ittibâ niyetiyle öğle uykusuna yatmak, sünnete muhâlif (bir şekilde îfâ edilen) pek çok nâfile ibadetten daha fazîletlidir…"
Mevlânâ Hâlid Hazretleri hacca gitmek isteyenlere verdiği tavsiyeler...
Sevenlerini dâimâ istikâmete ve sırât-ı müstakîm üzere bulunmaya teşvik eden Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri, bir mektubunda şöyle buyurur...
İlim ve tasavvufta zirve bir şahsiyet olan Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri’nin şiir sahasında da müstesnâ bir liyâkati vardır. Yazdığı şiirler, onun rûhî derinliğinin terennümleri ile dolu bir sır ve hikmet deryâsıdır.
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri’nin, tasavvuf yolundaki tesiri ve nüfûzu çok büyüktür. Öyle ki, Nakşîlik yolu, kendisinden sonra âdeta Hâlidîlik olmuş ve bu kol, Osmanlı coğrafyasının en yaygın tasavvuf mektebi hâline gelmiştir.
Mevlânâ Hâlid Hazretleri’nin dergaha gelişi ile gidişi arasındaki fark, ne kadar büyüktü. Abdullah Dehlevî Hazretleri, bu güzîde talebesini bizzat yolcu etti. Hattâ Mevlânâ Hâlid Hazretleri’nin bütün mahcûbiyet ve edebine rağmen Hazret-i Pîr, atının üzengisini tuttu ve bu aziz talebesini kendi elleriyle ata bindirdi.
Nefsini terbiye etmek maksadıyla mürşidi tarafından kendisine verilen tuvalet temizleme vazifesini yerine getiren Mevlânâ Hâlid-i Bağdadi Hazretleri nefsinin, önüne çekmek istediği gaflet perdesini, ihlâs, samimiyet ve teslîmiyet sâikasıyla aşması...