Cenâb-ı Hakkʼa yakınlığın yolu nereden geçer? Allah'a (c.c) yakın olmak için yapmamız gerekenler neler? Hz. Musa'nın (a.s) “Yâ Rabbi! Seni nerede arayayım!” sorusunun cevabı...
Allah bizden neler istiyor? Allah’ın razı olduğu bir kul olmak için neler yapmak gerekir?
Abdullah Sert Beyefendi, Allah Teala'nın kuluna en yakın olduğu vakti açıklıyor.
Duâ, sadece kavlî değildir. Amel-i sâlihler, fedâkârâne hizmet ve gayretler de fiilî duâdır.
Az amele çok sevabın (ecirin) verileceğini bildiren hadis-i şerifi nasıl anlamalıyız?
Hak Teâlâʼnın rızâsına ve yakınlığına nâil olabilmenin yolu; rızka değil Rezzâkʼa, kâinatta sergilenen sanata değil gerçek sanatkâra, esere değil asıl müessire, sebebe değil hakîkî müsebbibe yönelmiş bir gönül kıvamı kazanmaktır.
Namaz en çok sana lazım evlat! Dua en çok sana lazım. Sanma ki yaşlanınca durulur Allah’ın huzuruna. Sanma ki, eller titremeye başladığında duaya kalkar. Sanma ki, hastaların, ayağı sürçenlerin, yere düşenlerin, ezilenlerin işidir Yaratan’a yönelmek. Sen hele bir bak, namazla buluştuğunda nasıl bir insansın. Yüreğini Rabbine yönelttiğinde içinde nasıl bir yükseliş hissedersin, nasıl bir güçle donanırsın. Nasıl başka insan olursun.
Kâmil bir mü’min, gönül insanıdır. Merhamet, şefkat ve diğergâmlık, onun gönül dokusunun en belirgin vasfıdır. Kulu kalben Rabbine yakınlaştıran ilâhî bir cevher olan bu vasıf, aynı zamanda îmânın da bu âlemdeki en büyük şâhidi ve delîlidir. Nitekim insan rûhunun ulaşabileceği olgunluk semâsına çıkışın yegâne yolu, merhamet ve şefkat basamaklarından geçmektedir.
Bu fânî âlemde en büyük pâye, Hakkʼa kul olabilmektir.
Maldan ve candan fedakârlık mânâsı taşıyan kurbanın aslî gâyesi, Allahʼa takarrubdur/yaklaşmaktır. Bu yönüyle de kurban, Allâhʼa yakın olmak ve Oʼnun dostluğuna erebilmek için gösterilecek fedakârlıkların, sembolik bir ifâdesidir…