Muhterem Üstâd’ın bütün hayatı; “İnnâ lillâh” (biz her şeyimizle Allâh’a âidiz) muhtevâsında geçmişti. Seksenli yaşlara gelince ise “ve innâ ileyhi râciûn” (ve nihâyet yalnız O’na döneceğiz)[1] tecellîsi kendini göstermeye başladı.
Mevlana'nın "Allah ile buluşmak ve aşkı kucaklayıp bağrına basmak" ifadesiyle tanımladığı sema, görselliği ve estetiğiyle izleyenlerde büyük etki uyandırıyor.
Ramazanda Allah’ı hoşnut etmek gayretiyle kulluğa sarılmalıyız. Ramazan nurdur, miraçtır, rahmettir, secdedir, mânâdır. Ramazandaki bereket ve kutsallığı göremiyorsak, Ramazanın ruhunu ve özünü yaşamak mümkün değildir.
Dr. Murat Kaya, kıyamet günü haşrın nasıl olacağını anlatıyor.