Bu dünyadaki en cahil varlık nefs-i emmâredir. Çünkü o (başkasının değil) kendisinin düşmanıdır... Kendisinin kötülüğünü ister. Bütün gayreti kendini helak etmektir... Mevlâ’sı ve üzerindeki nimetlerin sahibi olan Rabbi’ne isyan etmek ve düşmanı olan şeytana itaat etmek ister.
“Rabbiniz kendi üzerine (şu) rahmeti yazdı. İçinizden kim bilmeyerek bir fenalık yapıp da sonra arkasından tevbe etmiş ve düzelmiş ise şüphesiz ki O (Allah) gafûr ve Rahîmdir.” (Enam Sûresi / 54)
Neml Sûresinde, Kur’ân’ın hikmet sahibi ve her şeyi bilen Cenâb-ı Hak tarafından gönderildiği îzah edilir. Allah Teâlâ’nın kudretinin büyüklüğü, şânının yüceliği, Peygamber’ine lûtfettiği mûcize ve yardımların, her türlü tasavvurun üzerinde bir ulviyyete sahip olduğu anlatılır.
Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- hazretleri yüksek şahsiyetlerine yaraşır bir şecaat ve kahramanlık timsâli idiler.
Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Allâh Teâlâ’nın izni olmaksızın kendi irâdesiyle mûcize meydana getiremeyeceğini, zîrâ kendisinin de onlar gibi bir insan olduğunu bildirmiştir.
Âlemlerin varlık sebebi Peygamber Efendimiz, nezih bir gençlik ve ulvî bir âile hayâtı ile sergilediği müstesnâ mükemmelliklerin ardından, kırk yaşlarında iken peygamberlik mertebesine nâil oldu. Kırk yaşına altı ay kala, ilâhî kudret O’na Mekke’deki Hirâ Mağarası’nı kudsî bir mektep olarak açtı.
Beklenen Nûr, milâdî 571 yılının 20 Nisan’ına tesâdüf eden 12 Rabîulevvel Pazartesi sabahında tan yeri ağarırken zuhûr âlemine tenezzül ederek Abdullâh ve Âmine’nin izdivac kucağında dünyâmızı şereflendirdi.
Hazret-i Peygamber’in bi’setine yakın dönemde tevhîd inancı yitirilmiş, Kâbe kavim ve kabîlelere âit putlarla doldurulmuş, Zemzem kuyusu da iptal edilmişti.
Günümüzde kağıt paraların, altın ve gümüşün yerine ve bunları temsil etmek üzere mal mübadelesinde satış bedeli olarak kullanılması örf haline gelmiştir.