alim

Hoca Sadece Bilgi mi Verir?

Öğrendiği her yeni bilgiye, ilmine ilim katmak bakış açısıyla değil de cehâletinin bir konuda daha azaldığı nazarıyla bakabilmek, ne güzel bir tevâzudur! Bu tevâzu ile hoca ile talebe arasında muhabbet hattı kurulamaz ise feyz ve bereket de oluşmaz.

İlmi Arttıkça Tevâzusu Artan Kimse

Haddini bilmek en büyük edeplerden biridir. Tevâzu, olgunluk nişanıdır. Bir vazifeye tâlip olmaktan ziyade matlûb olmak, liyâkat nişânıdır ve böyleleri çoğunlukla ilâhî rahmete nail olacaklarından işlerinde muvaffak olurlar.

İlme ve Âlime Hürmet Kişinin Mertebesini Yüceltir

Cenâb-ı Allah, ilmi ve âlimi aziz kılmıştır. Allah’ın aziz kıldığını izzetli tutanı da Yüce Mevlâ aziz kılar. İşte bu sebepledir ki ne zaman devlet erkânı, ilmi ve âlimi üstün tutmuşlar ise devletleri de yücelmiş ve iktidarları dâim olmuştur.

Peygamberimiz Zamanında Fetva Veren Sahabi

Selmân-ı Pâk -radıyallâhu anh-; âlim, zâhid, dünyaya değer vermeyen, lüks ve israftan uzak duran, alçak gönüllü, güzel ahlâklı, parlak zekâya sahip, kahraman ve fedâkâr bir sahâbî idi. Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e husûsî bir yakınlığı vardı. Peygamber Efendimiz zamanında fetvâ veren sahâbîlerden biriydi. Hayatı boyunca İslâm’ı bulmak ve onu insanlara öğretmekle meşgul olmuştur. Fârisîlerin ilk müslüman olanıdır.[1]

Benlik Duvarını Aşan Âlim

İlim, mal ve makam gibi ve hatta bazen ondan daha fazla sahibine kibir verebilir. Bu sebeple âlimlerin irşadında mürşidlerin daha çok uyguladıkları eğitim metodu, onları ilmin kibir illetinden arıtmak ve ümmete bir cevher olarak sunmaktır. Medeniyet tarihimizde bunun sayısız misalleri vardır. Hatta denilmiştir ki “Âlimin mürşide teslimiyeti zor ve fakat terbiyesi kolaydır. Ancak câhilin teslimiyeti kolay ve fakat onun da terbiyesi zordur.”

En Yüce Bilgi

Âlimlerimiz, ilmin şerefini konusuna göre değerlendirmişlerdir: “En şerefli bilgi “Mârifetullah” yâni “Allah’ı tanıma” bilgisidir.” Hatta yaratılışımızın en önemli gâyesi olarak da mârifetullahı görmüşlerdir. Zira kulluğun keyfiyet ve mertebesi, ancak mârifetullah ile gerçekleşebilecektir.

En Yüksek Rütbe İlim Rütbesi

İlim, Âdem aleyhisselâmın meleklere üstünlüğünün kendisiyle ispat edildiği yüce bir nimettir. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) ilmi, en yüce rütbe olarak vasıflandırmıştır. İlimde önde olan öncü ve güçlü olur. Bu kaide, hem fertler arasında ve hem de toplumlar arasında ayniyle carî bir sünnetullahtır.

Marifet İltifata Tabidir

Keyfiyetli ilgi, her şeyi büyüten ve geliştiren bir iksirdir. Ancak bu çeşit ilgi samimi bir gönülle yerine getirilmelidir. Yapmacık ilgiler ise bazen zararlı bile olabilir. 

'osmanlı'da İlm-i Tasavvuf Sempozyumu' Düzenleniyor

İstanbul Araştırma ve Eğitim Vakfı (İSAR), Osmanlı’da İlm-i Tasavvuf Sempozyumu düzenliyor. 9-10 Aralık 2017 tarihleri arasında yapılacak sempozyuma tebliğ çağrısı yapıldı.

İslâm Şahsiyetini Sergileyen Rehber İnsanlar

Hasta ve yorgun gönülleri tedâvî edecek, muzdarip sîneleri huzura kavuşturacak ve herc ü merc zihinlere rehberlik edecek, yorgun gönüllere saâdet bahşedecek şahsiyetler, Hak dostlarıdır. Ki onlar, Bahâuddin Nakşibend, Abdülkâdir Geylânî, Hazret-i Mevlânâ ve emsalleri gibi, gönüllerini dergâh hâline getirmiş, ruhlarındaki merhamet ve sevgiyi bütün mahlûkâta taşımış velîlerdir.