İslâm âlimlerinden Ali Ulvi Kurucu Hoca'nın Mescid-i Nebevî’de yaşadığı ibretlik hadise...
Üstad Ali Ulvi Kurucu'nun hatıralarında ilk imam hatip okulunun kuruluş hikayesi anlatılıyor. Ali Ulvi Kurucu ve Celalettin Ökten Hocaların İmam Hatip Okullarının açıklaması için gayretleri...
Mısırlı alim, dâvâ adamı Hasan el-Bennâ’yı yolundan döndürmek isteyenler ona çok tuzaklar kurdular, ağlar attılar. Ama o, bu oyunlara aldanmadı.
Allah Teâlâ, dil ile söylenmediği sürece, insanın içinden geçen menfi vesvese ve düşüncelerden dolayı bu ümmeti sorumlu tutmayacaktır. Büyüklerin “Söz vücut bulur” ya da “Belâ ağızdan çıkan söze bağlıdır” şeklinde ifade ettikleri hakikatler, bir hikmete dayanan tespitlerdir. Bu itibarla sözü oluşturan her bir kelimenin, hayra ya da şerre kapı aralayabileceğini düşünerek dikkatli konuşmak, dünyevî ve uhrevî selametimiz açısından önemlidir.
Rabbimiz şöyle buyurur: “İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel bir şekilde sav. Bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir.” (Fussilet 41/34)
Kitleleri peşinden sürükleyen liderler, bu ünvanlarını, oturdukları yerden emirler yağdırarak değil, samimiyet, fedakârlık ve gayretlerine, Yüce Rabbin lütfettiği rahmet sayesinde almışlardır.
Eş seçiminde eşler arasında denkliğe dair bütün hassasiyetler, yuvanın sağlam temeller üzerine kurulması için olsa da günümüzde bu konu çok yeri yırtılmış kumaşa döndü. “Geçmişte bu iş oluyormuş, günümüzde neden olmuyor?” dersek, hırs, beklenti, kanaatsizlik, “Elâlem ne der?” derdi, dünyevîleşme… En önemli sebebi ise, kararları Cenâb-ı Hakk’ın rızâsını düşünerek değil de nefsânî ve dünyevî endişelerle vermek. Bildik ki en büyük denklik, göz aydınlığında…
Îmân yüreğe kökleşince kişi hayata hep o pencereden bakar. Böyle biri için korku ve ümit kapısı yalnız Rabbidir. O’nun adına üzerine düşen sorumluluğun farkındadır ve her fırsatı bu uğurda değerlendirmek ister.
Yrd. Doç. Dr. Adem Ergül, irşad vazifesinin ehemmiyeti anlatıyor...
Tekâmül ve terakki, merdiven çıkmaya benzer. Adım adım yükselinir. Bu hakikati bilmek ve ona göre bir yetişme planı hazırlamak zaruridir. Yanlış ve eksik yapılabilir diye yetişen insana güvenmemek, kişileri bodur bırakacak ve hatta istidatları körelteceğinden bu acı sona vesile olan kimse, manen mesul bile olabilecektir.