İstiklal Marşı'nı yazan, "Kur'an şairi" ya da "Vatan şairi" olarak anılan Mehmed Akif Ersoy kimdir. Hayatı ve eserleri....
Kim derdi ki; Safahat’ta meyhâneyle ilgili bir şiir bulunsun! Hem de Âkif’in dindarlığı ve İslâmî çehresi herkes tarafından bilinirken... Ama işte Âkif bu! Adımlamış sokakları, toplumun acı bir yarasını görmüş ve şiiriyle gözler önüne sermiş. Yara meyhânedeyse, meyhâne dile getirilecek ve mükemmel bir gözlemcinin yakaladığı farklı detaylarla ve ortama son derece hâkim bir üslûpla, hem mekân hem de hâdise anlatılacak…
Ölüm, yoklukla varlığın sınırı… Uçurumdan aşağı düşerken, sanki her şey biterken, karanlık bir boşluğa durmaksızın yuvarlanırken en büyük varlıkla buluşmak… Ayakların yumuşacık çimenlere dokunması, aydınlıktan gözlerin kamaşması… Ölüm daha güzel nasıl anlatılabilir ki?
Dertli şair Mehmed Akif Ersoy, Safahat’taki üçüncü şiiri “Hasta”da, hastalanmış bir çocuğu şiirler âdeta resmederek anlatıyor. Bir çocuğun diliyle Akif'in haykırışı...
Nasıl bir hayat sürmek istiyoruz? Kiminle beraberiz? Hangi ortamlarda vakit geçiriyoruz? Ne ile meşgulüz, zamanımızı nelerle dolduruyoruz? Bütün bu sorularla varılmak istenen tek bir hedef vardır, o da kâmil bir insan olabilmek, kıvam bulmuş olgun bir insan haline gelebilmek.