Aile yuvasında huzur ve saâdeti temin etmek için bir kadının dikkat edeceği hususlar nelerdir? Bir hanım evinde, günlük hayatında nelere dikkat etmelidir? İşte cevabı...
Gençlik, harmandaki bir avuç tanede gizlenmiş, var oluşun ve geleceğin şifrelendiği bir tohum gibidir. O tohumun geleceği, kimin ellerine düşeceğine, ne niyetle, nasıl korunup geliştirileceğine veya yok edileceğine bağlıdır. Eğer nâdân ellere teslim edilirse, topraktan uzak ambarlarda kurutulursa, gelecek ümidi de soluk gider. Ama ehil eller ve uygun çevre şartları ile buluşursa, var olduğu gibi, geleceğin var oluşunu da inşâ eder.
Her mü’min için en kıymetli nasip, evlendiği kimsenin amel-i sâlih sahibi, müttakî bir kimse olmasıdır.
Sağlıklı ve güçlü bir âile yapısının kurulabilmesi için nelere dikkat etmeniz gerekiyor? İşte cevabı...
Genç evli erkek ve hanımlar aile yuvalarının sıhhati açısından dikkat edeceği hususlar...
Dünyadaki cennet; aile yuvasında huzur ve saadet nasıl devam ettirilir?
Ne yapmalı ki, ilâhî muhabbete basamak olacak bir âile hayatı kurabilmeli? Nelere dikkat etmeli ki, evlerimiz birer huzur ve saâdet cenneti olabilsin? Nasıl yaşamalı ki, tüm âilece hayat yolculuğumuz sonsuz vuslatta noktalansın? Nasıl temin edilmeli ki, dünyada gerçekleştirilecek bir saâdet, âhiret hayatında da devam etsin?!.
İnsan, fıtratı îcâbı bir âile kurmaya ve o âile içinde yaşamaya muhtaçtır. Bunun hâricindeki bir hayat, insana huzur ve saâdet vermekten uzaktır. Lâkin âile yuvasının huzur ve saâdet bahşetmesi için de, âile efrâdının, üzerlerine düşen hak ve vazifeleri bilmeleri ve bunlara riâyet etmeleri zarûrîdir.
Kadınların saâdeti, “hanımefendi” olarak yaşamalarıyla mümkündür. Kadın, aslî vazifesinin dışına yönelir ise, âile ocağını kurutur. Kadının dış hayata katılması, ancak zarûrî sebeplerle ve yaratılışına uygun işler için mümkün olabilir. Bu zarûrî sebepler de cemiyetin ihtiyaçları ölçüsünce belirlenmeli, mâkul ve meşrû sınırlar aşılmamalıdır.
Selmâ binti Umeys radıyallahu anha, İslâm’ın ilk yıllarında Müslüman olan bir hanım sahâbî…