Zenginlik, Aziz ve Celil olan Allah’ın sevgisine bağlanmak ve bu sevgi ile bütünleşmektir. Fakirlik ise, Allahü Teâlâ’dan uzaklaşmak ve kendini ondan gayrı varlıklarla zengin saymaktır. İki halde de Allah'ın yolunda olmak mümkün...
Asıl zenginlik Allahü Teâlâ’nın bahşetmiş olduğu o dünyevî varlığı hüsn ü isti’mal etmek, verenin Hak celle ve âlâ hazretleri olduğunu bilmek ve yerli yerinde kullanmakdır. Nice işgüzar, çalışkan, ticarî bilgiye sahib, muhtelif lisanlar bilen kimseler vardır ki, murâd-ı ilâhî mucibince dünyalıkları zayıftır.
Zengin olan kimse ölçüsünü kaçırıp da sırf para kazanmak kastı ile evine, ailesinin yanına muntazam bir surette güler bir yüzle gelemiyor ve terbiyesi ile meşgul olması icab eden yavruları ile yakından meşgul olamıyor ise bu ne biçim zenginliktir?
Müslüman bir baba, çocuklarının ve hanımının dini eğitiminden sorumludur. Bu anlamda onlara asgari dini bilgileri öğretmeli, uygulayarak tatbik etmelerine yardımcı olmalıdır.
Aile ocağında, evlâdın dünyaya gelmesiyle, evlâd hakkı, evvelâ evlâdına güzel bir isim vermekle başlar. Peki, çocuk terbiyesinde ölçüler nelerdir?
Çocuklarımızın dini terbiyesine kaç yaşında başlamalıyız? Onlara dini terbiyeyi nasıl vermeliyiz? Anne-babanın dini terbiyeyi verirken yapması gerekenler nelerdir? İşte çocuklara dini terbiye verirken bilmeniz gereken davranış örnekleri...
Çocuklar, ana-baba elinde birer emânettir. Çocukların saf ve temiz kalbleri bir cevherdir. Temiz bir toprak gibidir. Temiz toprağa ne ekilirse onun meyvesi alınır. Bu yüzden anne ve baba çocuklarının terbiyesinden sorumludur.
Akıllı kadınla evlenen kimse, her şeye nail olmuştur. Akıllı kadın, kıymet biçilemeyen bir hazinedir. Ona sahib olan, ona karşı merhametli olsun ve nezaketle muamele etsin, aziz tutsun.
Merhûm Üstaz Musa Topbaş'ın (k.s) “Sâdık Dana” müstear adıyla kaleme aldıkları muhtelif konulardaki dînî yazıları, aylık sohbetler halinde “Altınoluk” mecmuasında neşredilmişti. Bu sohbetlerden aileyle ilgili olanlar "Aile Saadeti" adıyla kitaplaştırıldı.
Bazı evliler ellerinden geldiği kadar karılarına her şeyi alırlar, mukabilinde sevgi ve minnettarlık beklerler. Halbuki karılarının sevgisi o alınan eşyalara kayar, yani alanı göremez hale gelirler, ihtirasları artar, teşekkür edecekleri halde daha fazlasını isterler...