Prof. Dr. Hamdi Döndüren, Erkam Radyo'da yayınlanan Fıkıh Saati programında "Doğuştan Müslüman olmak adaletsizlik olur mu, eşitlik nasıl sağlanır?" sorusunu cevaplandırıyor.
Tarihte; ilmi, tâkvâsı, merhameti, vakarı ve hilmi ile meşhur olan Bâyezîd-i Velî, ulemâ ve evliyâya çok hürmet gösterirdi. Onun bu istikâmette kullandığı husûsî bir bütçesi vardı. Bununla ilim ve irfân erbâbını eser vermeye teşvik ederdi. Sultân’ın bu himâyesi, İstanbul’u bir ulemâ şehri hâline getirdi.
Osmanlı'da Fâtih Sultan Mehmed Han devrinde memleketin her tarafında, her karış toprağında adâlet, hak ve hukuk hâkim durumda idi. İşte bunu kanıtlayan canlı bir hikaye...
Altınoluk Dergisi Yazı İşleri Müdürü Ahmet Taşgetiren, Altınoluk Dergisi'nin 30 yıldır devam eden yolculuğuna temas ederek kendimizi yeniden hesaba çekmeye, özeleştiri yapmaya davet ediyor.
Varna Seferinden evvel Murad Han, iki rekât namaz kılıp ellerini semâya kaldırdı ve cân u gönülden şu duâyı yaptı...
Çelebi Sultan Mehmed, Osmanlı mülkünü tek idâre altında topladıktan sonra devletin yeniden inşâsı için hummâlı bir faâliyet içine girdi. Bunu yaparken de öncekilerin izini takip ile adâletten kıl payı ayrılmamaya riâyet etti. Halktan alınan vergileri azalttı, herkese hüsn-i muâmelede bulundu. Kardeşleriyle mücâdelede bile, evvel emirde iknâ ile hareket etti.
İspanya Ulusal Mahkemesi savcısı Jose de la Mata, Mavi Marmara davasını İspanyol hükümetine UCM savcılığına taşıma tavsiyesinde bulundu.
Babasının ihlâs ve irâdesini, ağabeyinin rızâsını ve evliyâullâhın duâsını alarak zirvelere yürüyen sultan Orhan Gâzi'nin (1281-1360) manevi portresi.
Adaletiyle cihana nam salan Osmanlı Devleti, dini ve içtimai otoriteyi sağlamada İslam hukukunu nasıl uygulardı?
Çok kazanma uğruna, bitkilerin, hayvanların genleriyle oynanıyor, gıdâların sâfiyeti bozuluyor, haram katkı maddeleri karıştırılıyor, insanların bedenî ve rûhî sağlıkları tehlikeye atılıyor. Böylece ticârî hayat, meşrû rayından çıkarılıyor.