Muhabbet ve onun zıddı olan buğz duyguları, Allâh için olmaz ise, yâni buğz edilmesi gerekene muhabbet beslenir, muhabbet duyulması gerekene de buğz edilirse, bu mânevî bakımdan bir felâket olur.
Hayatta herkesin farklı hedefleri var. Hepimiz için müşterek bir hedeften bahsedebilir miyiz? Hedef tespit ederken nasıl bir usûl takip etmeli ve hangi hassâsiyetlere sahip olmalıyız?
Bir mü’minin, gerek gönül dünyâsında gerekse beşerî münâsebetlerde kıymet hükümlerini oluşturan iki temel kaynak Kur’ân-ı Kerîm ve Sünnet-i Seniyye’dir. Bu kaynaklarda insanın değer ve îtibârının ancak “takvâ”sı ölçüsünde olduğu belirtilmiştir.