Salavât Mü’mine Neler Kazandırır?
Abdullah Sert Hocaefendi, Şifâ-i Şerîf’ten salavâtın mü’mine kazandırdıklarına dair hadis rivayetlerini aktarıyor.
ŞİFÂ-İ ŞERÎF’TE SALAVÂTIN MÜ’MİNE KAZANDIRDIKLARI
Enes ibni Mâlik radıyallahu anhdan rivâyet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
«Kim bana bir defa salavât getirirse, buna karşılık Allah ona on defa rahmet eder, onun on günahını bağışlar ve mânevî mertebesini on derece yükseltir.» (Nesâî, Sehv 55, nr. 1296; Ahmed ibni Hanbel, Müsned, III, 102)
Hadisin son kısmındaki “Mânevî mertebesini on derece yükseltir” ifâdesi, o kulun Cennet’teki mertebesinin on kat daha arttırıldığını, diğer bir ifâdeye Allah Teâlâ’ya on derece daha yaklaştırıldığını dile getirmektedir.
Bir başka rivâyete göre Resûl-i Ekrem Efendimiz “Allah ona on sevâp yazar” buyurmuştur. (Ahmed ibni Hanbel, Müsned, II, 262.)
Bu hadiste, Peygamber Efendimiz’e bir salâtü selâm getirene, sevapları yazan meleklerin değil de, bizzat Allah Teâlâ’nın on iyilik yazacak olması, salâtü selâmın diğer iyiliklerden daha değerli bir ibâdet olduğunu göstermektedir. (Hafâcî, Nesîmü’r-riyâz (Atâ), V, 63.)
Enes ibni Mâlik radıyallahu anhın rivâyet ettiği bir başka hadise göre Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Cebrâil bana seslenerek dedi ki: Ümmetinden sana bir salâtü selâm getirene, Allah Teâlâ on defa rahmet eder ve hakettiği makamını on derece daha yükseltir.”
Hadisin tamamı şöyledir: Enes ibni Mâlik’in rivâyet ettiğine göre bir gün Resûli Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem tabiî ihtiyacını gidermek için dışarı çıkmıştı. Hz. Ömer elindeki testi ile onu takip etmeye başladı. Yanın da başka kimse yoktu. Resûli Ekrem’i secdeye kapanmış vaziyette görünce, geri çekildi. Allah’ın Elçisi başını secdeden kaldırınca ona: “Ömer! Yanıma yaklaşmamakla iyi ettin. Cebrâil yanıma gelerek bana şöyle dedi:
Ümmetinden sana bir salâtü selâm getirene, Allah Teâlâ on defa rahmet eder ve hakettiği makamını on derece daha yükseltir.” (Bezzâr, Müsned (Âdil ibni Sa’d), XII, 353, nr. 6250; Heysemî, Mecma‘u’z-zevâid, X, 160-161.)
Cennet ile müjdelenen on kişiden biri olan Abdurrahman ibni Avf’ın rivâyet ettiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Cebrâil ile karşılaştığımda bana şunu söyledi: Sana müjdeler olsun! Allah Teâlâ, sana selâm eden kimseye selâm edeceğini, sana salât edene rahmet edeceğini bildirdi.”
Bazı kaynaklarda hadisin sebebi vürûdu da zikredilmektedir. Buna göre Abdurrahmân ibni Avf şöyle demiştir: “Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin ashâbından dördümüz veya beşimiz, bize bir ihtiyacı olabilir diye, gece-gündüz nöbetleşe onun yanında kalırdık. Bir gün Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin yanına geldiğimde evinden çıktı, ben de arkasından yürümeye başladım. Medine’nin harem bölgesindeki hurma bahçelerinden birine girdi, namaza durdu ve secdeye vardı.
Secdede o kadar çok kaldı ki, vefât ettiğini düşünerek korktum. Yanına gelip ona bakmaya başladım. Başını kaldırdı ve bana: “Hayrola Abdurrahmân, bu ne hâl?” buyurdu. Ben de içimden geçenleri anlatarak: “Bir daha seni göremeyeceğimi sandım” dedim. O zaman şöyle buyurdu: Cebrâil bana dedi ki: ‘Sana müjdeler olsun! Allah Teâlâ sana şöyle buyuruyor: Ümmetinden kim sana salât ederse, ona rahmet ederim; kim sana selâm ederse ona selâm ederim.’ Ben de ümmetime ihsân ettiği bu lütuf dolayısıyla Rabbime şükran secdesine kapandım.” (Ahmed ibni Hanbel, Müsned, I, 191; Ebû Ya‘lâ el-Mevsılî, Müsned (Esed), II, 158, 164-165, nr. 847, 858.)
Bu hadisin bir benzerini Ebû Hüreyre, Medineli tâbiî Mâlik ibni Evs ibni Hadesân (v. 92/710) ve yine tâbiînden olan Ubeydullah ibni Ebî Talha da rivâyet etmiştir.
Kaynak: Kadı İyaz, Şifa-i Şerif









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!