Sağlıklı Yaşlanma ve Erzel-i Ömür Gerçeği

Erzel-i ömür gerçeği, sağlıklı yaşlanma, otofaji, uyku düzeni, beslenme ve sünnetin longevity ile ilişkisi ele alınıyor.

İslam literatüründe "Erzel-i Ömür" (ömrün en düşkün dönemi), insanın bedenen ve zihnen başkasına muhtaç hale geldiği, bildiklerini unuttuğu ve yaşam kalitesinin en alt seviyeye indiği bir dönemi tarif eder. Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de;

"Allah sizi yarattı, sonra sizi öldürecektir; sizden kimi de -bildiklerini bilmez olsun diye- ömrünün en düşkün çağına kadar yaşatılır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla gücü yetendir." (Nahl, 70) ayetiyle bu döneme dikkat çekerken, Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem de dualarında "erzel-i ömürden" Allah’a sığınmıştır.

Arada bir tenakuz mu var?

Bir taraftan ayet-i kerime, bu günler gelecek diyor. Diğer yandan Efendimiz bu günlerden korunmak için dilekçe örneği gösteriyor. Meselenin izahı şu olabilir mi?

“Saldım çayıra, mevlam kayıra” diyenlere erzel-i ömür.

Murakabe halinde, uyanık olanlara "İnsanların en hayırlısı, ömrü uzun ve ameli güzel olan kimsedir." (Tirmizî, Zühd, 21) müjdesinden bir parça…

Bu ayki yazımız Türkçede tam karşılığını henüz bulamadığımız bir kavramla ilgili; longevity…

Kelime anlamı "uzun ömürlülük" olsa da, teknik olarak sadece "çok yaşamak" değil, ömrün sonuna kadar "dinç ve sağlıklı kalmak" olarak kullanılıyor. Aslında longevity çalışmaları, bir mü’minin "erzel-i ömürden emin olma" duasının tıbbi ve fiili bir karşılığıdır. Peki, bu köprüyü nasıl kuracağız?

Köprü kurma mevzuunda herkes olaya kendi penceresinden bakmış. Her bilim dalı bir şeyler söylemiş.

Mühendis, akıllı saatten başlayarak giyilebilir teknolojiyle uğraşmış.

Marangoz, ev içi yaşamı kolaylaştıracak eşyalar tasarlamış.

Meselenin omurgasını oluşturacak tıbbi öneriler de her gün yağmur misali ortaya çıkmış. Maalesef önemli bir kısmı, alternatif cemaatine ait, tıbbi kanıtı olmayan ümit satışı.  Bunların alâmet-i farikası, “siz sağlığınızı kazanma ihtimali için çalışırken bu arkadaşların kesin olarak para kazanmaları” diyelim, siz bu bilgiyle kendinizi koruyun.

Tıbbi olarak neler var gündemde?

OTOFAJİ

2016 Nobel Tıp Ödülü ile tescillenen bu kavram, hücrenin kendi içindeki hasar görmüş organeller, hasarlı proteinler gibi çöplerin temizlenmesi anlamına geliyor. Bunların temizlenmesi alzheimer, kanser ve diyabet gibi dejeneratif hastalıkları kısmen de olsa engelliyor. Açlık ve egzersizin de otofajiyi kesin olarak nasıl tetiklediği biliniyor.

Sosyal medya tıbbının "Aralıklı Oruç" dediği sistem ya da daha garantisi Sünnet-i Seniyye’deki az yemek ve düzenli oruç disiplininin bilimsel onayı aslında. “Acıkmadan sofraya oturma, doymadan kalk” prensibi, olayın daha kolay bir özeti.

SARKOPENİDEN KORUNALIM

Yaşlılıkta en büyük korku elden ayaktan düşmektir. Tıpta buna Sarkopeni (kas kaybı) denir. 40 yaşından sonra her on yılda bir kas kütlemizin %8’ini kaybederiz. Kas kaybı; denge bozukluğu, kemik erimesi ve sonunda yatağa bağımlılık anlamına gelir.

Ne yapmak lâzım?

Sadece yürümek yetmez; kasları "dirençle" tanıştırmak gerekir. 50 yaşını geçen herkes “fitness center” a gitsin demeyeceğiz...

Namazdaki rüku ve secdeler eklem sağlığı için çok iyidir. Üzerine kasları korumak için haftada iki gün hafif ağırlıklar (su şişeleri gibi) veya kendi vücut ağırlığınızla yapılan egzersizler, sizi erzel-i ömürdeki o "muhtaçlık" halinden koruyacak en büyük fiziksel kalkandır.

"TAYYİB" BESLENME

Bir de inflamasyon (iltihapla) ilişkili yaşlanma tabiri var. Enfeksiyon (mikroplarla olan) dışındaki iltihaplanma, alınan katkı maddeli, ambalajlı ya da sağlıklı ama abartılı miktardaki gıdanın eseri.

Bu “gayrı tayyib maddeler” damarları yaşlandırır, damar yaşlanınca beyin ve kalp de yaşlanır.

Ne yapalım?

  • Bir hafta boyunca yediğimiz yemekleri yan yana yazalım.
  • Kaç kere yediysek “x 3-5” diyelim.
  • Her birinin altına bu yemeğin içine katılanları yazalım.
  • Vücudumuza faydalı olanları yeşil, zararlı olanları kırmızı kalemle yuvarlağa alalım.
  • Fal bakmaya gerek yok, işte halimiz…

BEYNİN TEMİZLİĞİ

Henüz klasik kitaplara girmeyen ancak hakkında saygın dergilerde yazılar çıkan bir sistem var; Glimfatik Sistem. Bu sistem sadece derin uykuda ve zifiri karanlıkta çalışarak beyinde, gün boyu biriken toksinleri gece uykusunda yıkayıp atar. Eğer uykusuz kalırsak, o çöpler birikir ve bizi erzel-i ömürün en zor kısmı olan "akli melekelerin yitirilmesine" götürür.

Hakkında bilinen az sayıda bilgi; Melatonin hormonunun salınımını gözetecek şekilde (23.00-03.00 arası) uyumakla ilgili.

Malumu ilam edelim:

Yatsıdan sonra erkenden uyumak ve seher vaktinde (teheccüd zamanı) uyanmak, beynin en verimli temizlik ve tamir döngüsüdür. Bu ritme uymak, ömrü "bereketli" kılar.

SILA-İ RAHİM’İN NÖROLOJİK GÜCÜ

Yalnızlık bir zehirdir.

Longevity araştırmaları, dünyada en uzun yaşayan insanların ortak özelliğinin "güçlü sosyal bağlar" olduğunu kanıtladı. Yalnızlık, beyin hücrelerini sigaradan daha hızlı öldürüyor diyelim olayın korkunçluğunu anlayın.

Yeni bir şeyler öğrenmek, ezber yapmak veya bir topluluk içinde bulunmak beyni aktif tutar. Cemaatle namaz olur, akraba ziyareti ve ilim meclisleri olur.

Bunlar sadece ruhu değil, beyni de genç tutar. Yani mesele hayattan ve insanlardan kopmamaktır.

"Erzel-i Ömür" bir korku değil, önlem alınması gereken bir süreçtir. Modern tıbbın Longevity başlığı altında sunduğu tüm bu bilimsel veriler, aslında Rabbimizin bize emanet ettiği bedene gösterdiğimiz hürmetin bir parçasıdır.

Sağlıklı yaşlanmak için attığımız her adım, bir nevi "fiili dua"dır. "Allah’ım, beni en düşkün çağıma ulaştırma" diye niyaz ederken; mutfağımıza, uykumuza ve hareketimize dikkat etmek, bu duanın kabulüne vesile olacaktır -inşallah-.

Kaynak: Fırat Erdoğan, Altınoluk Dergisi, Sayı: 483

İslam ve İhsan

YAŞLILIK REHBERİ

Yaşlılık Rehberi

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle