Flörür Gerçeği 'çaktırmadan Zehirliyorlar'

Günümüzde en çok diş macunları ve günlük temizlik ürünlerine eklenen sodyum florid nükleer atıklardan elde ediliyor. İddiaların aksine dişleri korumadığı gibi kansere yol açıyor. Bilim adamları yatıştırıcı etkisi nedeniyle de insanları pasifleştirip düşünce meleklerini yok eden sodyum floridden uzak durulması çağışı yapıyor.

 

Florür tartışmalı bir madde. Düşük dozlarda diş çürümelerini engellediği için önceleri serbestçe diş macunlarına, hatta bazı ülkelerde şebeke suyuna katılırken, son yıllarda zararları faydalarından daha çok tartışılıyor.

Çin, Avusturya, Belçika, Finlandiya, Danimarka, Norveç, İsveç, Hollanda, Macaristan ve Japonya gibi bazı ülkelerde suya florür katılması yasak. Türkiye’de suya florür katılmıyor, ama pek çok ilimizin şebeke suyunda doğal olarak florür bulunuyor. Üstelik şebeke suyu tek florür kaynağı değil. Hazır meyve suyu ve gazlı içeceklerden tutun, bebek mamalarına kadar pek çok üründe florür bulunuyor.

İÇİNDE FLORÜR BULUNAN ÜRÜN VE BESİNLER

 

Florür kaynağı olabilecek bazı ürün ve gıdalar şöyle:

  • Florürlü diş macunu
  • Bebek maması
  • Hazır çorba
  • Tavuk bulyon
  • Teflon tava veya tencerede pişmiş gıdalar
  • Gazlı içecekler
  • Hazır meyve suları
  • Paketli ve/veya işlenmiş gıdalar
  • Anestezi kimyasalları
  • Florürlü tuz
  • Sigara

NÜKLEER ATIK AĞIZLARDA

 

Diş macunları, gargaralar, bazı endüstriyel gıdalar, antibiyotikler, antidepresanlar gibi pek çok üründe kullanılan florür ya da fluoride alüminyum imalat ve nükleer sanayinin atık ürünü olan ‘sodyum florür'den başka bir şey değil. Suda çözülen, renksiz, kokusuz ve tatsız olması sebebiyle fare ve haşere zehrinde kullanılan ve hatta panzehiri olmayan bir zehir.

ONUN ADI: ŞEYTAN ZEHRİ

'Şeytan zehri' olarak bilinen fluoride, birçok endüstri dalının depolanması güç bir atığı. 20'nci yüzyılın ikinci yarısında kapitalizm, bu zehirli atığın depolanma maliyetinden kurtulmak için 'florürlü diş macunları' masalını ortaya atarak her ağza sokmayı başardı. 40 bin çocuk üzerinde yapılan incelemeler, fluoridin çürümeye karşı dişleri korumadığı aksine kanser riskini artırdığını ortaya koydu.

SULARIMIZA BİLE ZEHİR EKLETTİLER

Dünyadaki pek çok üniversitenin diş hekimliği ve halk sağlığı bölümlerine, florürün diş sağlığı için faydalı bir şey olduğunu anlatmaları için büyük fonlar sağlandı. Doktorlar reklamlarda oynatıldı. Endüstri baronları, halkın sağlığını korumak için paranın musluklarını açarak hiçbir fedakârlıktan kaçınmıyor, bazı ülkelerde sulara bile Hitlerin savaş silahı florürü eklettiler.

GERÇEKTEN ÇÜRÜKLERİ ÖNLÜYOR MU?

Günümüzde florid en çok diş macunları içerisinde rastlıyoruz ve çürükleri önlemek için kullanıldığı söyleniyor. Peki, gerçekten çürükleri önlüyor mu?

Tabii ki hayır! Flor da klor, brom ve iyot gibi son derece zehirli bir kimyasal. Herkes için özellikle çocuklar için sakıncalı. Geçtiğimiz yıllarda Harvard Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, florürün çocukların nörolojik gelişimlerini negatif yönde etkilediğini bir kez daha ortaya koydu. Lakin kimin umurunda.

KANSERİ ARTIRDI

1977'de ABD Ulusal Kanser Enstitüsü Baş Kimyageri Dr. Dean Burk ve Güvenli Su Derneği (Safe Water Foundation) başkanı Dr. J. Yiamouyiannis yaptıkları araştırmada 40 bin çocuktan iki senede toplanan ham verileri inceledi ve sodyum Dün diş çürümelerine karşı bir başarı sağlamadığı aksine kanser riskini artırdığını ispat ettiler.

FLORÜR KAYNAĞI OLABİLECEK BAZI ÜRÜN VE GIDALAR

Kullandığımız ürünlerin birçoğu aslında ihtiyacımız olmayan ürünler. Fakat uluslararası firmaların birçok üretimi, depolama alanı maliyetinden kurtulmak için kimyasal atıklar üzerinden para kazanabilme amacına dayalı olarak yaratılmış suni ihtiyaçları besliyor. Hem de sağlığımızı yok pahasına.

İşte büyük fonlar sağlanarak  içeren bazı ürünler: Floridli diş macunu, bebek maması, hazır çorba, tavuk bulyon, teflon tava veya tencerede pişmiş gıdalar, gazlı içecekler, hazır meyve suları, paketli veya işlenmiş gıdalar, anestezi kimyasalları, endüstriyel tütün/sigara.

DÜŞÜNME MELEKELERİNİ YOK EDİYOR: SORGULAMA KULLAN

Floridin yatıştırıcı etkisi var ve bireyleri düşünemeyen pasif insanlar hâline getiriyor. Kimyagerlerin ifade ettiğine göre düzenli florür kullanımıyla beyin bir süre sonra yeteneğini kaybetmeye başlıyor ve düşünemeyen sürülere dönüştürüyor insanları. Liberal kapitalistlerin en büyük amaçlardan biri de bu değil mi?

FLORÜR KULLANMAYI DURDURAN BAZI ÜLKELER

Japonya 1970′lerde sulara eklenmesini yasakladı. Diş macunlarında ise oranı en düşük seviyeye çekti. Ülkede artan şeker tüketimlerine rağmen diş çürüklerinde azalma görüldü.

Küba' da 1990'dan beri şebeke suyuna florür eklenmesi yasak. 1997 Mart'ında yapılan ölçüme göre diş çürükleri ciddi oranda görüldü.

Hollanda'nın Tiel şehrinde 1973′de sulara sodyum florür eklenmesi durduruldu ve 1993′de yapılan araştırma diş çürüklerinde azalma gözlendi.

ABD'NİN ÇİFTE STANDARTI

Diş macunlarının üzerindeki uyarıcı bilgiler ülkeden ülkeye değişiyor. Mesela ABD'de satılan Colg… marka macunlarda şu uyarı notu yer alıyor: “Eğer çocuğunuzun diş macunundan yemiş olduğunu fark ederseniz, derhal yakınınızdaki zehirlenme istasyonuna götürün ve doktorunuz ile temasa geçin.”

Bu uyarı notu diğer ülkelerde 'Çocuğunuzun dişini fırçalarken macunu yutmamasına özen gösterin ve 7 yaşın altındaki çocuklara çok az miktarda diş macunu verin' olarak değişiyor.

HİTLER, KİLESEL İMHA ARACI OLARAK KULLANDI

Yapılan deneyler sonucunda, sularında sodyum florür (NaF) bulunan farelerin Alzheimer benzeri hafıza rahatsızlıklarına yakalanması Alman kimya fabrikası I.G.Farben'i harekete geçirir. Bunu çıkarları için fırsata çevirmek isteyen şirket, sodyum florürden sinir gazı üretimi teknolojisini 1939 yılında ALCOA adlı Amerikan Alüminyum Şirketi'nden satın alır. Ardından Nazi bilim insanları florürün içme suyuna karıştırılması için ilk deneylerini gerçekleştirir. Bu deneylerde içme suyundaki florürün beynin belli bir bölgesini uyuşturduğunu ve bireyin direnme gücünü kırdığını tespit eder. Bu keşiften sonra florür Nazi toplama kamplarındaki içme sularına karıştırılır. Sinir hücrelerini tahrip eden ve IQ'yu azaltan florür, beynin belli bir bölgesine tahribat yaparak, kişileri mücadele anında daha az aktif hâle getirdiği tespit edilir.

Bunun üzerine dünyanın en büyük florür üreticisi olan Alcoa, Dow Chemical, Dupont ve Kellogg şirketleri bütün olayın başını çeken Farben'la bir anlaşma imzalayarak, florürün yaygınlaşması için çalışmalar başlattı. Dahası da II. Dünya Savaşı sırasında florür, nükleer silah yapımı için kullanıldı.

Naziler bunu düşmanlarına yapıyordu, şimdi ise tüm insanlığa aynı uygulanıyor.

Kaynak: Yenisoz, zehirsizev.com

PEYGAMBERİMİZ'İN AGIZ VE DİŞ SAGLIGINA VERDİGİ ÖNEM NASILDI?

Peygamberimiz'in Ağız ve Diş Sağlığına Verdiği Önem Nasıldı?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

  • Modern tıp,modern gıda ve kimyasal katılan herşey insanları yavaş yavaş öldüren adeta bir "terör silahı". İnşaAllah çocuklarımıza bu zehirli diş macunlarından uzak tutarız ve yavaş yavaş uyanırız. Devletin de bence el atması lazım buna

    Bir türk firması olan "Biobellinda"florüzsüz diş macunu üretiyor.Kullanabilirsiniz

    düşünce melekleri nedir ?

    • Düşünme kabiliyetini kastediyor

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.