Şaban Ayının 15. Gecesinin Fazileti

Şaban ayının 15. gecesinin önemi nedir? Şaban ayının 14. gününü oruçlu geçirip akşamında namaz kılmanın fazileti nedir? Şaban ayının 15. gecesi hangi kandildir? Şaban ayının 15. gecesi ile ilgili hadisler.

Receb ayı ile başlayan bereket ve rahmet dolu günler, Regâip ve Mîrac Kandili’nin ardından Şaban ayı ile devam ediyor. Şaban ayının her günü kıymetlidir. Ancak bilhassa 14’ünü 15’ine bağlayan gece, Berat Kandili olarak adlandırılmış ve Peygamber Efendimiz tarafından da muhtelif ibadetlerle değerlendirilmiştir.

Not: Berat Kandili 7 Nisan 2020 Salı günü idrak edilecek.

ŞABAN AYININ 15. GECESİNİN FAZİLETİ

Bu gece, neredeyse Kadir Gecesi kadar değerli bir gece olduğu hâlde, Kadir Gecesi, Ramazan ayı içinde gizlenmiş; ancak Berat gecesi, Şaban ayında hangi gün ve gece olduğu bir lütuf olarak bildirilmiştir. Hazret-i Âişe Vâlidemiz şöyle anlatıyor:

“Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bir gece kalktı ve namaza durdu. Nihayet secdeye vardı. Secdesini o kadar uzattı ki, ben ruhunun kabzedildiğini (vefat ettiğini) düşündüm. Kalktım, yanına vardım. Parmağına dokunuverdim. Canlı olduğunu görünce geri döndüm. O esnada secdede bulunan Allah Resûlü sızlanıyor, yalvarıyor ve şöyle diyordu:

«Allâh’ım! Azâbından affına sığınıyorum, gazabından rızâna sığınıyorum. Senden yine Sana sığınıyorum. Seni, ben, Senin kendini övdüğün gibi aslâ övemem! Seni, ancak Sen övebilirsin. Zâtına lâyık övgüyü, ancak Sen yaparsın, Allâh’ım!»

Rasûlullah başını secdeden kaldırdı, namazını tamamladı ve dedi ki:

«-Ey Âişe! Bu gecenin hangi gece olduğunu biliyor musun?»

«-Allah ve Resûlü daha iyi bilir.” dedim.

«-Bu gece, dedi, Şaban’ın yarısı, yani on beşinci gecesidir. Allah bu gece kullarına ve kullarının fiil ve davranışlarına bakar. Bağışlanmak isteyenleri bağışlar, merhamet dileyenlere merhamet eder. Kin, hased ve kötü amel sahiplerini tevbe etmezlerse, rahmetsiz, mağfiretsiz olarak olduğu gibi bırakır.»” (et-Tergîb ve’t-Terhîb, II/119)

ŞABAN AYININ 15. GECESİNDE YAPILACAK İBADETLER

Başka bir hadîs-i şerifte şöyle buyrulmuştur:

“Şaban’ın yarı (on beşinci) gecesi olduğu vakit, gecesinde ibadet için kalkınız, gündüzünde de oruç tutunuz. Zira Allah Teâlâ, güneşin batışından itibaren rahmetiyle dünya semâsına tecelli buyurur:

«Bağışlanmak isteyen yok mu? Onu bağışlayayım. Rızık isteyen yok mu? Onu rızıklandırayım. Dertli yok mu? İstesin de derman vereyim.»

Bu çağrı, şafak sökünceye kadar devam eder.” (İbn-i Mâce, İkame, 191; Ahmed bin Hanbel, VI, 238; Tirmizî, Savm, 38)

Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Receb ayından itibaren oruç, namaz ve Kur’ân tilâvetini artırır; Şaban ayında ise Recep ayından daha fazla ibadetle meşgul olurdu. Bilhassa Ramazan ayına erişince, artık kendisini neredeyse tamamen ibadete verirdi. Ashâb-ı kirâm:

“-Yâ Resûlallâh! Hiçbir ayda Şaban ayında tuttuğunuz oruç kadar (nâfile) oruç tutmuyorsunuz? Neden?” diye sorduklarında Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur

“-Bu ay, Receb ayı ile Ramazan ayı arasındaki Şaban ayıdır. İnsanların ehemmiyetini anlayamadığı bir aydır. ki o ayda ameller (ibadetler) Âlemlerin Rabbine, kâinatın Yaratıcısı’na kaldırılır, arz olunur. Ben istiyorum ki, benim amelim, ibadetim ben oruçlu ilen Cenâb-ı Hakk’a arz olunsun.” (Ahmed bin Hanbel, Müsned, V/201; Nesâî, Sıyâm, 70)

Cenâb-ı Hak, bu bereket ve rahmet mevsiminden yeterince istifade eden kulları arasına bizleri de dahil eylesin. Yâ Rabbi, Şaban’ı bize mübarek eyle ve bizi Ramazan’a ulaştır. Âmin.

Kaynak: Zâhide Topçu, Şebnem Dergisi, Sayı: 182

BERAT KANDİLİ NEDİR? BERAT GECESİNİN ÖNEMİ VE FAZİLETİ

Berat Kandili Nedir? Berat Gecesinin Önemi ve Fazileti

ŞABAN AYI NEDİR?

Şaban Ayı Nedir?

ŞABAN AYININ ÖNEMİ VE FAZİLETİ NEDİR?

Şaban Ayının Önemi ve Fazileti Nedir?

ŞABAN AYINDA NELER YAPILIR?

Şaban Ayında Neler Yapılır?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.