Ramazan Bayramı İçin Otobüs Biletleri Tükendi

Türkiye Otobüsçüler Federasyonu (TOFED) Yönetim Kurulu Üyesi Musa Çaktır, Ramazan Bayramı için satılan biletlerin tükendiğini belirterek, “İhtiyaç halinde ek seferler koymayı planlıyoruz.” dedi.

TOFED Yönetim Kurulu Üyesi Musa Çaktır, Ramazan Bayramı dolayısıyla şehirler arası yolcu taşımacılığı yapan otobüslere vatandaşların önceki yıllardaki gibi olmasa da ilgi gösterdiğini söyledi.

BAYRAM BİLETLERİ TÜKENDİ

Önceki bayramlarda 10 gün kala biletlerin tükendiğini belirten Çaktır, “Bu bayramda biraz farklı oldu. Bugünlerde biletler tükendi. Şu anda da yüzde 70 gibi otobüslerimiz dolu.” diye konuştu.

Çaktır, Kovid-19 salgınından sonra sefer sayılarında bir azalma yaşandığının altını çizerek, şöyle devam etti:

“Önceden otogardan bayramlarda günlük 2 bin 800 otobüs sefere çıkardı. Ancak şu anda bu sayı düşecek gibi gözüküyor. Şu anda günlük seferlerimiz 700 ila 800 arasında. Ramazan Bayramı için satılan biletlerimiz bitti. İhtiyaç halinde ek seferler koymayı planlıyoruz, yeni seferleri açacağız. Ramazan Bayramı'nda otobüs sefer sayımızın günlük 1100 olmasın bekliyoruz. Yarından itibaren cumartesi gününe kadar bir yoğunluk söz konusu olacak. Bayramda memleketlerine gitmek isteyen herkesi göndereceğiz. Sektörümüzün her türlü yoğunluğa hazırlığı var.”

Bayramda vatandaşlardan korsan taşımacılığa yönelmemelerini isteyen Çaktır, vatandaşların mağduriyet yaşamamak için biletlerini otobüs firmalarından alması gerektiğini vurguladı.

“EK SEFERLER İÇİN HAZIRLIKLARIMIZ TAMAM”

15 Temmuz Demokrasi Otogarı'nda firma yöneticisi Alaattin Şenlik ise bayram öncesi otogarda hareketlilik yaşandığını bildirdi.

Bu bayramın eski bayramları arattığını dile getiren Şenlik, “Vatandaşlar satışta olan biletleri tüketti. Ek seferler için hazırlıklarımız tamam. İnsanlar bayramda zamanlarını memleketlerinde geçirmek istiyorlar. Biz de onları aileleriyle buluşturduğumuz için mutluyuz.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.