Peygamberlere Verilen Mucizeler

Peygamberlere verilen mucizeler nelerdir? Peygamber Efendimizin en büyük mucizesi nedir? Peygamberimizin mucizeleri nelerdir? Madde madde peygamberlerin isimleri ve mucizeleri.

Peygamberlerin en büyük mucizeleri, kendi devirlerinde geçerli olan, en önemli olaylar türünden vuku bulmuş ve bu olayların etkisini kırmıştır.

PEYGAMBERLERİN İSİMLERİ VE MUCİZELERİ

1. Hz. İbrâhim, Bâbil hükümdarı Nemrud tarafından ateşe atılmış, ateş onu yakmamıştır.[1]

2. Hz. Sâlih’in, Semûd kavminin isteği üzerine bir deve getirmesi, ancak Semûd kavminin uyarılara rağmen deveyi kesmesi, buna karşılık Yüce Allah’ın müthiş bir depremle onları yok etmesi.[2]

3. Hz. Yakup’un, uzun yıllar ayrı kaldığı oğlu Yûsuf’un gömleğini yüzüne sürmesi üzerine, görmeyen gözlerinin görür hâle gelmesi.[3]

4. Hz. Musa’nın elindeki âsânın yılan haline gelmesi ve Fir’avun’un sihirbazlarının ip ve sopalarını yutuvermesi,[4] elini koynuna sokup çıkardığında elinin eksiksiz ve bembeyaz olması,[5] düşmanın arkadan sıkıştırdığı sırada asâsını denize vurunca denizin yarılıp, İsrâiloğulları’nın açılan denizden geçmesi, Firavun ve ordusu geçeceği sırada denizin kapanmasıyla onları boğması.[6]

5. Hz. Süleyman’ın emrine verilen rüzgârla, gidiş ve dönüşü birer aylık yolu bir günde katetmesi,[7] Yemen’de bulunan kraliçe Belkıs’ın ünlü tahtını göz açıp kayıncaya kadar Kudüs’e nakletmesi,[8] bir kuşla konuşması,[9] karıncanın konuşmalarını işitmesi.[10]

6. Hz. İsâ’nın Allah’ın izniyle çamurdan kuş yapıp, üfleyince kuşun canlanması ve uçup gitmesi, ölüleri diriltmesi, anadan doğma körü ve alaca ten hastalığı olanı iyileştirmesi,[11] havârîlerin isteği üzerine gökten bir sofra indirmesi,[12] evlerde yenilen ve biriktirilen şeyleri haber vermesi.[13]

PEYGAMBER EFENDİMİZİN MUCİZELERİ

1. Hz. Peygamber’in en büyük mucizesi Kur’an’dır. Çünkü diğer peygamberlerin mucizeleri dönemleri geçince bittiği halde, Kur’an mucizesi kıyamete kadar sürecektir. Hz. Peygamber mucize konusunda şöyle buyurmuştur; “Hiçbir peygamber yoktur ki, onlara kendi dönemlerindeki insanların inandıkları bir mucize verilmiş olmasın. Bana mucize olarak verilen ise, ancak Allah’ın bana vahyettiğidir.” [14] Kur’an-ı Kerîm hem söz hem de anlam olarak mucizedir. O, Arap edebiyatının zirvede olduğu bir dönemde inmiş, Araplar’a kendisinin bir benzerini getirmeleri için meydan okumuş, üslûbu, şaşırtıcı ifadesi, fesâhat ve belâgati onları âciz bırakmıştır. Kısaca onun karşısında bütün Arap edip ve şairleri âciz kalmıştır.[15] İçlerinden insaflı olanlar Kur’an’ın Allah kelâmı olduğuna kanaat getirerek İslâm’a girmiştir.

2. Mirac mucizesi. Hz. Peygamber, hicretten bir buçuk yıl kadar önce, bir gecenin çok kısa bir anında Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya, oradan da göklere gece yolculuğu yapmıştır.[16]

3. Ayın iki parçaya ayrılması.[17]

4. Taşın Hz. Peygamber’le konuşması.[18]

5. Medine mescidinde, ilk zamanlarda kendisine dayanarak hutbe okunan hurma kütüğünün, minber yapıldıktan sonra, Hz. Peygamber minbere çıkınca inlemeye başlaması, Allah Rasûlü’nün eliyle dokunması üzerine kütüğün susması.[19]

6. Bedir savaşı gününde, düşman ordusunda kimlerin nerede öleceğini bildirmesi ve bunun savaşta gerçekleşmesi.[20]

7. Bedir savaşında gerçekleşen sonucun, Mekke’de inen şu âyetle bildirilmesi. “Yakında o müşrik topluluk bozulacak ve onlar arkalarını dönüp kaçacaklardır.” [21]

8. Hayber fethi sırasında bir Yahudi kadının, Hz. Peygamber’i öldürmek amacıyla ona kızartılmış zehirli koyun eti sunması üzerine, kendisinin zehirli olduğunu koyunun haber vermesi.[22]

9. Mekke fethinin daha önce inen şu âyetle bildirilmesi. “Kur’an’ı sana farz kılan Allah, elbette seni dönülecek yere (Mekke’ye) döndürecektir..” [23]

Dipnotlar:

[1] bk. Enbiyâ, 21/58-69. [2] Şuarâ, 26/141-158. [3] Yûsuf, 12/92-96. [4] Tâhâ, 20/17-21, 65-70; A’râf, 7/121-122, bk. 106-120. [5] Tâhâ, 20/22; Neml, 27/12; Kasas, 28/32. [6] Şuarâ, 26/61-66. [7] Sâd, 38/35, 36; Sebe’, 34/12. [8] Neml, 27/39, 40. [9] Neml, 27/20-28. [10] Neml, 27/18, 19. [11] Mâide, 5/110; Âl-i İmrân, 3/49. [12] Mâide, 5/114, 115. [13] Al-i İmrân, 3/49. [14] Buhârî, İ’tisâm, 1. [15] bk. İsrâ, 17/88. [16] İsrâ, 17/1; Necm, 53/13-18. [17] Kamer, 54/1; Buhârî, Menâkıb, 27; Müslim, Münâfikûn, 8. [18] Müslim, Fezâil, 2. [19] Buhârî, Menâkıb, 25. [20] Müslim, Cennet, 17. [21] Kamer, 54/45. [22] Buhârî, Tıb, 55; Müslim, Selâm, 18; Ebû Dâvud, Diyât, 6. [23] Kasas, 28/85.

Kaynak: Prof. Dr. Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslam İlmihali, Erkam Yayınları

 

MUCİZE NE DEMEK?

Mucize Ne Demek?

PEYGAMBERLERİN MÛCİZELERİ NELERDİR?

Peygamberlerin Mûcizeleri Nelerdir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.