NEFİS NASIL TERBİYE EDİLİR?

Hazret-i Mevlânâ Hak yolcularını uyarıyor: "Be­de­ni­ne yağ­lı bal­lı şey­le­ri az ver. Çün­kü onu ge­re­ğin­den faz­la bes­le­yen, nef­sâ­nî ar­zu­la­ra dü­şü­yor ve so­nun­da re­zil olup gi­di­yor."

Gazâlî Hazretleri, nefsi azgın bir ata, rûhu da süvâriye teşbih ederek şöyle buyurur:

“Atını terbiye eden süvâriyi, atı istediği menzile götürür. Lâkin terbiyesi ihmal edilen bir atın, süvârisini uçurumdan aşağıya atması kaçınılmazdır.”

Bu se­bep­le­dir ki, nefis tez­ki­ye­si, her mü’­min için son de­re­ce ha­yâ­tî bir mes’ûli­ye­t­tir. Bu mes’ûli­ye­ti Ce­nâb-ı Hak Kur’ân-ı Ke­rîm’de:

“Mu­hak­kak ki nef­si­ni tez­ki­ye eden (kö­tü­lük­ler­den arın­dı­ran) kur­tu­lu­şa er­miş, onu fe­nâ­lık­la­ra gö­men de zi­yân et­miş­tir.” (eş-Şems, 9-10) şek­lin­de ifâ­de bu­yur­mak­ta­dır. Ya­ni nef­si­ni ter­bi­ye edip us­lan­dı­ran, se­lâ­met­le yo­lu­nu katetmiş, bu­nun ak­si­ne onu az­gın­lık ve vah­şî­li­ğiy­le baş­ba­şa bı­ra­kan da ebe­dî bir hüs­ran ve zi­yâ­na dû­çâr ol­muş­tur.

MÜCÂHİD KİMDİR?

Bu sebepledir ki Âlemlerin Efendisi bir hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurmuşlardır:

“(Hakîkatte) mücâhid, nefsine karşı cihâd eden kimsedir.” (Tirmizî, Fezâilü’l-Cihâd, 2; Ahmed, VI, 20)

Bir diğer hadîs-i şerîflerinde ise:

“Ümmetim adına en çok korktuğum şey; nefislerinin hevâlarına uymalarıdır.” buyurmuşlardır. (Süyûtî, Câmiu’s-Sağîr, I, 12)

MUSA DA FİRAVUN DA ÖLMEDİ

Hazret-i Mevlânâ da bizleri şu ifâdeleriyle îkâz ve irşâd eder:

“Ey Hak yolcusu! Gerçeği öğrenmek istiyorsan; Mûsâ da, Firavun da ölmediler; bugün senin içinde yaşıyorlar, senin varlığına gizlenmiş, senin gönlünde savaşlarına devam ediyorlar! Bu sebeple birbirine düş­man olan bu iki kişiyi kendinde araman gerekir!”

“Te­ni aşı­rı bes­le­yip ge­liş­tir­me­ye bak­ma! Çün­kü o, so­nun­da top­ra­ğa ve­ri­le­cek bir kur­ban­dır. Sen, asıl gön­lü­nü bes­le­me­ye bak! Yü­ce­le­re gi­de­cek ve şe­ref­le­ne­cek olan odur.”

“Be­de­ni­ne yağ­lı bal­lı şey­le­ri az ver. Çün­kü onu ge­re­ğin­den faz­la bes­le­yen, nef­sâ­nî ar­zu­la­ra dü­şü­yor ve so­nun­da re­zil olup gi­di­yor.”

“Rû­ha mâ­ne­vî gı­dâ­lar ver. Ol­gun dü­şü­nüş, in­ce an­la­yış ve rû­hî gı­dâ­lar sun da, gi­de­ce­ği ye­re güç­lü, kuv­vet­li git­sin.”

Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Gönül Yolculuğu, Erkam Yayınları

PAYLAŞ:            

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle