Mütevazı Olup Olmadığınızı Nasıl Anlarsınız?
Gerçekten mütevazı mısınız, yoksa tevâzû kisvesi altında gösteriş mi yapıyorsunuz?
Tevâzuda aşırıya kaçarak dolaylı bir övünme hâline bürünmek nefsin bir aldatmacasıdır.
TEVÂZÛ KİSVESİ ALTINDA RİYÂYI NASIL ANLARSINIZ?
Hakîkaten bazı insanlar, kendileri hakkında “ne kadar mütevâzı bir insan” dedirtmenin nefsânî tatminkârlığı maksadıyla mütevâzı bir tavır takınırlar. Bu samimiyetsiz ve riyâkâr hâl, aslında “tevâzuun fahrı”ndan, yani tevâzu kisvesi altında övünmekten ibârettir. Meselâ;
“–Ben, âcizâne, ancak haftada bir hatim indirebiliyorum.
–Bendeniz ancak beş sefer hacca gidebildim.
–Ben fakir, ancak bir câmi yaptırabildim, şu kadar fukarâya yardım edebildim…” gibi sözler, riyâkârlık ve gururun, tevâzu perdesi altında sergilenmesidir. Yani sırf Hakkʼa takdim edilmesi gereken amellerin, halkın takdirleri mukâbilinde satılmasıdır. Hâlbuki bu nevî ameller, kul ile Allah arasında kalmalıdır.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Müslümanın Gönül Dünyası, Erkam Yayınları









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!