Şifalı Yemek Tarifleri

Şebnem Dergisi yazarlarından Nejla Baş Hanımefendi, Kur’an-ı Kerim’in maddi şifa veren yönünü ele alan çalışmalarını “Kur’an Sofrası” isimli kitapta bir araya getirdi. Kitabın ilk bölümünde Kur’an-ı Kerim'de ve Hadis-i Şeriflerde adı geçen gıdalar ve faydaları incelenirken ikinci bölümde ise Peygamber Efendimiz'in sevdiği yiyecek ve içeceklere yer veriliyor.

KURAN SOFRASI KAPAK.inddİnsanlara rehber olarak gönderilen, manevi kurtuluş ve şifa kaynağı kitabımız Kur’an-ı Kerim, dînî, ahlâki, hukuki hükümler ve kaideler yanında 750’den fazla ayette tabiat bilimleriyle ilgili bilgiler de vermektedir. Hatta birçok ayette, Kur’an’ın maddi şifa veren yönüne dikkat çekilmekte, uyarılar yapılmakta. Bunlar içerisinde ‘hıfz-ı sıhha’ yani koruyucu hekimlik, yeterli ve dengeli beslenme, zararlı yiyecek ve içecekler gibi gıda bilimini yakından ilgilendiren konular hemen dikkatimizi çekmekte.

Kitap iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şeriflerde adı geçen gıdalar ve faydaları incelenmiş. Bunlar içerisinde nar, incir, zeytin, hurma gibi çok bilinen gıdalar yanında ayva, yonca, acur, soğan gibi ilk başta hemen aklımıza gelmeyen 28 gıda alfabetik sıraya göre incelenmiş.

İkinci bölümde ise Peygamber Efendimizin sevdiği yiyecek ve içeceklere yer verilmiş. Bu bölümde Efendimizin sevdiği yiyecek ve içecekleri hadisi şerifler eşliğinde ayrıntılı olarak anlatılmış. Bunlara ilaveten, sirke yapımı ve çörek otunun nerede, nasıl kullanılması gerektiği gibi pratik bilgileri de öğrenmeniz mümkün.

KURAN SOFRASI KAPAK.indd

İsteme adresi: Sultantepe Yayıncılık, İnkılap Mah. Küçüksu Cad. Parıltı Sok. No: 18 / A Ümraniye / İstanbul Tel: 0216 630 0107

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.