LGBT’ye Geçit Vermeyen Gençler Sapkınlığa Dur Dedi

İstanbul Üniversitesi’nde eşcinsellerin kurduğu Eşitlik Topluluğu BÜLGBTİ, üyelerini sosyal medyadan Beyazıt’ta pikniğe çağırdı. Yüzlerce vatandaş, 28 Şubat eylemlerinde sembol olan meydana sahip çıktı. Sapkınların pikniği iptal edildi.

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde LGBT+ üyeleri tarafından 'onur haftası' için planlanan organizasyona pek çok sivil toplum kuruluşu 'Sapkınlığın karşısında fıtratın yanındayız' başlıklı hazırlanan bildiriyle tepki gösterdi.

Bugüne kadar Taksim çevresinde provokatif gösterilere imza atan LGBT’liler bu kez 28 Şubat eylemlerinin düzenlendiği sembol meydanlardan olan Beyazıt’ta sahne aldı.

İstanbul Üniversitesi’ndeki eşcinsellerin kurduğu Eşitlik Topluluğu BÜLGBTİ sosyal medya hesaplarından, cuma günü Beyazıt’ta piknik yapacaklarını duyurdu.

LBGT’liler üyelerini “Beyazıt kimin ayol” ve “Beyazıt’ı gökkuşağına boyamaya hazır mıyız?” sloganlarıyla sosyal medyada örgütledi.

Cuma namazından 1,5 saat sonra düzenleneceği açıklanan piknik, vatandaşları ayağa kaldırdı.

İPTAL EDİLDİ

Yapılması planlanan piknik öncesi LGBT gösterisini protesto etmek isteyen yüzlerce vatandaş Beyazıt’ta toplandı. Emniyet güçleri, provokasyonun önüne geçmek için LGBT pikniğini iptal etti.

Bunun üzerine eşcinseller sosyal medyadan tahriki sürdürdü. Gruptakiler sosyal medya hesaplarından vatandaşlara hakaret ederek, “Şeriatçı çetelerin tehdidi yüzünden piknik iptal edildi. Beyazıt çevresinde iseniz, kalabalık gruplar halinde gezmenizi ve güvenli bir şekilde Beyazıt’tan ayrılmanızı tavsiye ediyoruz” mesajlarını paylaştı.

SAPIKLIĞI YAYMAYA ÇALIŞIYORLAR

LGBT pikniğini protesto için Beyazıt’a gelenlerden öğrenci Ali Osman Doğan, “Bunlar sapkınlıklarını Türkiye’ye yaymaya çalışıyor. Böyle bir şeye müsaade etmeyeceğiz” dedi. İslami Bilimler Fakültesi öğrencisi Oğuzhan Akkaya “Son olaydan sonra bu işin suyu çıktı. Onun için tepki göstermeye geldik. İnsanların fıtratını bozmaya çalışmaları bizi korkutuyor” diye konuştu.

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencisi Mehmet Akif Duman ise tepkisini şöyle dile getirdi: “Bizim için önemli olan şey Türk-Müslüman aile yapısı. Biz geleceğimizi korumak zorundayız.”

Kaynak: Haber7

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.