Kuru Ciltlilerin Dikkat Etmesi Gerektiği 5 Madde

Uzmanlar kuru cilde sahip kişilerin uzak durmaları ve ciltleri üzerinde kullanmamaları gereken 5 maddeyi belirledi.

Kuru cilt sadece kötü görünmekle kalmaz aynı zaman da rahatsızlık hissi de verir. Kuru cile sahip olan kişilerin dehidrasyon yani su bazlı maddeler içeren kremleri kullanmaları çok iyi sonuçlar vermektedir. Kuru cilde sahip kişilerin uzak durmaları ve ciltleri üzerinde kullanmamaları gereken 5 maddeyi uzmanlar belirledi. Cildinizde bu maddeleri kesinlikle kullanmayın aksi takdirde cilt kuruluğunuz bir kaç kat daha artabilir.

1- RETİNOİDLER 

Retinoidler sedef hastalığı, akne, sivilce ve siğiller gibi cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Ancak retinoidlerin kurutma etkisi olduğu için kuru ciltler üzerinde uygulandığında çok ciddi sonuçlar ortaya çıkırır. Ciltte tahriş ve hasara neden olur. Bunun için çok kuru cilt tipi olanların kullanmaması gerekmekte.

2- BENZOİL PEROKSİT

Benzoil peroksit genellikle akne tedavisinde kullanılan bir kimyasaldır. Bu nedenle kuru ciltler üzerinde uygulandığında ciltte soyma, kaşıntı, tahriş ve kızarıklık da dahil olmak üzere bir çok zarara neden olabilir.

3- ALKOL

Kuru cilde sahip kişilerin içerisinde alkol bulunan jel ve losyonlar kullanmamaları gerekir. Genellikle jel ve losyonlarda alkol vardır. Uzmanlar, bu tür ürünler satın alınırken, kişilerin mutlaka içinde alkol bulunup bulunmadığına bakması gerektiğinin altını çiziyor.

4- SALİSİLİK ASİT

Salisilik asit genellikle cildin ölü derilerden temizlenmesi için kullanılır. Eğer cildinize peeling yapacaksanız o zaman kuru ciltlere uygulanabilir bir peeling seçin. Bazı cilt yumuşatıcılarınında peeling özelliği bulunuyor. Bunları tercih edebilirsiniz.

5- KOKU VE KORUYUCULAR

Koku ve koruyucular, cilt üzerindeki alerjilerin önde gelen nedenlerinden biridir. Cildinizde tahriş varsa koku ve koruyucular cildinizin pul pul olmasına neden olacaktır. Bu nedenle kullanacağınız kremlerin içinde koku ve koruyucu olmamasına özen gösterin.

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.