Kurbanlık Alacaklara Uyarı!

Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Sinan Sağlam, ülkedeki hayvan nüfusunun gelecek yıllarda azalmaması için vatandaşlardan mümkün olduğu kadar dişi kurbanlık almamalarını istedi.

Yaklaşan Kurban Bayramı'na ilişkin yapılan açıklamada, bu yıl için erkek kurbanlık hayvan sayısının yeterli olduğu belirtildi. Dişi hayvanların kurban olarak kesilmesinin ülke hayvancılığına zarar vereceğini ifade eden Sağlam, şunları kaydetti:

"Dişi hayvanların kurban edilmesi halinde gelecekte ülkedeki hayvan sayısı azalacaktır. Bu bakımdan zorunlu olmadıkça dişi hayvan kurban edilmemelidir. Gelecek yıllarda sıkıntı çekmemek için dikkatli olmalıyız. Kurbanlık alacaklar, telaşa kapılmasın. Ülke genelinde kurbanlık satışı başladı. Canlı hayvanın kilogram fiyatı, 16-18 lira civarında seyrediyor. Bir dönem kurbanlık ithalatı gündeme gelmişti ancak buna ihtiyaç kalmadı. Ülkemizde yaklaşık 450 bin dolayında besi hayvanı yetiştiricisi var. Buna ek olarak kurbanlık yetiştiren üreticilerimiz de var. Üreticilerimiz, besisini tamamladıkları hayvanları piyasaya sürdükçe ithalata gerek olmadığı ortaya çıkıyor."

Kurbanlık seçiminde özenli hareket edilmesini öneren Sağlam, dikkatli bakıldığında kurbanın sağlıklı olup olmadığı kolayca anlaşılabileceğini bildirdi.

KURBANLIK HAYVANLARDA ARAMANIZ GEREKEN ÖZELLİKLER

Dış görünüşünden hayvanın sağlığıyla ilgili bilgi edinilebileceğini dile getiren Sağlam, şöyle devam etti:

"Tüyleri karışık, mat bir görünümdeyse, göz ve burun akıntısı varsa, öksürüyorsa, topallıyorsa, doğal deliklerden pis akıntı geliyorsa, ayağa kalkmakta zorlanıyorsa, yem yemiyor veya su içmiyorsa, bu hayvan hasta olabilir. Kurbanlık hayvanın et veriminin yüksek olması için, hayvana arkadan bakıldığında kalçalarının küp şeklinde olması, ön ve arka bacaklarının ince kemikli olması, göğüs bölgesinin geniş olması gerekir. Sarkık karınlı, büyük işkembeli hayvanlar tercih edilmemelidir. Kurbanlıkların kesim öncesinde veteriner hekimler tarafından muayene edilmesi, sağlık açısından yaşanacak muhtemel olumsuzlukları önlemede büyük fayda sağlayacaktır."

Kaynak: AA

kurban_kesmenin_gayesi

2016kurban

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.