Küçük Hafızlardan Mehmetçiğe Dua

Malatya’daki bir Kuran kursunun öğrencileri, sabah namazı sonrası Bahar Kalkanı Harekatı’nda görev yapan Türk askerinin başarısı için Fetih suresini okuyup şehitler için hatim indiriyor.

Malatya’nın Darende ilçesindeki Kur’an kursu öğrencileri, her gün sabah namazı sonrası Fetih suresini okuyarak başlatılan Bahar Kalkanı Harekatı’nda görev yapan Mehmetçiğe dualarıyla destek veriyor.

İlçe müftülüğüne bağlı Hacı Fatma Tunç Kız Hafızlık Kuran Kursu’nda yatılı eğitim gören 9-13 yaş gurubu 60 kız çocuğu, zor şartlar altında canları pahasına görevlerini yerine getiren güvenlik güçlerine dualarla manevi destek oluyor. Bahar Kalkanı Harekatı’na Türk askerleri için her gün sabah namazı sonrası Fetih suresini okuyan küçük hafızlar, operasyonlarda hayatını kaybeden şehitler için de hatim indiriyor.

Kurs müdiresi Şevval Doğan, kız hafızların birer asker gibi her gün Kur’an-ı Kerim okuduğunu, dualarıyla da cephede canları pahasına görev alan Mehmetçiğin yanlarında olduklarını söyledi.

“ASKERLERİMİZİN YANLARINDAYIZ”

Dualarıyla askerlere manevi destek vermek istediklerini dile getiren Doğan, şöyle devam etti:

“Kız hafızlarımız, her gün İdlib’de başlatılan Bahar Kalkanı Harekatı’na katılan askerlerimiz için Fetih Suresi okuyor. Operasyonlarda hayatını kaybeden kahraman şehitlerimiz için de hatim indiriyoruz. Hafızlarımız, birer asker gibi her gün Kur’an-ı Kerim okuyor, dua ediyor. İdlib’de yüz binlerce masumu katletmiş eli kanlı rejime karşı canları pahasına görev alan askerlerimizin her zaman yanlarındayız. Türk milletinin tarih boyunca zalimin karşısında durmuştur. Milletimiz tarih boyunca mazlumun yanında, zalimin karşısında durmasını bilmiştir. Gücünü milletimizden alan şanlı ordumuzun bölgede barış, huzur ve güven için başlattığı Bahar Kalkanı Harekatı’nda muvaffak olması için manevi anlamda destek olmaya çalışıyoruz. Onları bizim canımız, biz büyük bir aileyiz, acımızda sevincimiz de birdir bizim.”

Öğrencilerden Hatice Akbaş da şehitlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifa dileyerek, “Vatan, bayrak ve bizim için hiç çekinmeden, korkmadan rejim güçleriyle çarpışan gazi olan, şehit olan tüm ağabeylerimizin yanındayız.” diye konuştu.

ŞEHİTLER TEPESİ BOŞ KALMAYACAK

Rümeysa Akkaya ise ağabeyinin de asker olduğunu belirterek, “Onun da İdlip’te olmasını çok isterdim. Şu an orada yok ama inşallah İdlip’te görev alır. Bundan dolayı onur ve gurur duyarım. Şehitler tepesinin Türk milleti oldukça, Müslümanlar oldukça boş kalmayacağını düşünüyorum.” dedi.

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.