İnsan her şeyi bildiğini zannederken asıl hakikati nasıl gözden kaçırır?
İbret ve hikmet nazarıyla bakıldığında kar yağışında nice güzellikler görülebilir. Kar tefekkürü, bembeyaz görüntüsü ile bize neler söylüyor?
Ölümü tefekkür etmek kalbi dünyadan nasıl arındırır, mü’mini âhiret hazırlığına nasıl sevk eder?
Ulu Türkistan, sadece bir toprak parçası değil; kardeşliğin, cömertliğin ve kalplerin irfanla yoğrulduğu kadim bir diyardır.
Her taşında ibadet, her kemerinde tefekkür… Süleymaniye Camii, Osmanlı mimarisinin derin manâsını ve gönüllere verdiği huzuru gözler önüne seriyor.
Doğumla başlayan, hicretlerle anlam kazanan ve ebedî yurda yönelen insan ömrü; her adımıyla bir göç, her durağıyla bir imtihandır.
Servet, mümini Allah’a yaklaştıran bir vesile de olabilir; kalpte yer tuttuğunda helâke sürükleyen bir imtihan da…
Modern hayatın gürültüsü, insanı manevî oksijenden mahrum bıraktı; anlam, huzur ve istikamet kayboldu. Bu yazı, modern insanın yaşadığı nefes darlığını ve İslâm
İstanbul neden sadece bir şehir değil, bir emanet ve mânevî merkezdir?
Güzellik ve sanat insan ruhunu nasıl etkiler? Estetik, ahlak ve fıtrat arasındaki ilişkiyi doğru kurabiliyor muyuz?