Cenâb-ı Hak: “Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allâh’a îmân edersiniz…” (Âl-i İmrân, 110) buyurmakta
Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, İdlib ve Kuzey Hama’daki Suriyeli kardeşlerimiz için acil yardım kampanyası düzenliyor.
Nefsin cimriliğinden ve şeytanın vesveselerinden kurtulabilenler, infâk ettiklerinin zâyî olmadığını, bilâkis onların âhirette kendilerini bekleyen saâdet sermâ
Malı hayra harcamanın fazileti nedir?
Rıza ve teslimiyetin müstesna bir şekli olan isar, ne anlama gelir?
İnfakta bulunmanın, sadaka vermenin ölçüsü nedir? Sadaka vermenin bir sınırı var mıdır?
Helâl maldan, sırf rızâ-yı ilâhî için ve cân u gönülden yapılan infak, Allâh’ın izniyle zâyî olmaz, Allah onu ehil kimselere nasîb eder.
İnfakta bulunanların gururlanmaları, teşekkür ve minnettarlık beklemeleri, hayırlarının bütün ecir ve bereketini silip süpürür.
İnfâk ibâdetinde ihlâs, sadakayı boşa çıkarmama hassâsiyeti içerisinde; “hasbeten lillâh” yani sırf Hakk’ın rızâsını kastederek, verdiğini doğrudan doğruya Allâ
Kapına bir garip gelirse, eli boş gönderme. Allah göstermesin belki bir gün sen de garip olur, kapıları dolaşırsın.