KUR’ÂNIMIZ

Kur'ân-ı Kerîm'e Karşı Üç Vazifemiz

Dünyadan ukbâya yolculuğumuzda en büyük rehberlerimiz; Kurʼân-ı Kerîm ve Sünnet-i Seniyyeʼdir. Hayat yolculuğunu rızâ-yı ilâhî hedefinden sapmadan tamamlayabilm

Kur'ân, Ne Büyük Bir Hazine!

Rasûlullah’ın kalbine inen, gönlünde büyüyen, içini ferahlatan Kelâmullâhsın. Sen Hak’tan gelen hayat düstûru, en güzel rehber, Hakkı bâtıldan ayıran1 Furkansın

Kureyş Sûresi Meâli ve Tefsiri

Zehra Eriş Hanımefendi, Şebnem Dergisi'nin Nisan sayısında Kureyş Sûresi tefsirinin ikinci bölümünü kaleme aldı. Mart ayında ilk iki ayetin tefsirini kaleme ala

Kur'ân'ı Güzel Okuma Birincisi Ferruh Muştuer Oldu!

Uluslararası Kur’an-ı Kerim’i Okuma Yarışmasında güzel okuma dalında birincilik ödülü Türkiye’nin oldu.

"genç Bilaller" Bu Yarışmada Belirlendi

Milli Eğitim Bakanlığı, imam hatip liselilerin özgüvenlerini geliştirmek için ezan okuma yarışması düzenliyor. “Genç Bilaller” adlı yarışmanın esin kaynağı ise

Kur’ân’ın Anlaşılması İçin Çalışıyorlar

Dünyanın en saygın akademilerinden Paris’teki College De France’da Kuran-ı Kerim tarihi dersleri başladı. Halka açık olan derslere Fransızlar yoğun ilgi gösteri

Şeytan Allah'tan Korkar mı?

Prof. Dr. Ömer Çelik, Haşr Suresi 16. ayette geçen "...Münafıkların durumu tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana «İnkâr et» der. İnsan inkâr edince

Kur’ân-ı Kerîm’de Sahâbeleri Öven Âyetler

Kur'’ân–-ı Kerim’'de ashâb-ı kirâmı anlatan yüzden fazla âyet-i kerimeye rastlamak mümkün. Ancak biz Dr. Murat Kaya'nın bir araya getirdiği, haklarında ittifâk

İslam'a Göre Sevgi Nasıl Olmalı?

 Sevmek fiili, yüzyıllardır tarif edilmeye çalışılan bir olgu. Altınoluk Dergisi'nden Melike Şahin  İslam'a göre sevginin nasıl olması gerektiğini yazdı.

Büyük Mükâfatı Kazanmanın Kur’ân’da Geçen 14 Yolu

İsrâ Sûresi’nde şöyle buyruluyor; “Doğrusu bu Kur’ân en doğru yola götürür ve yararlı iş yapan mü’minlere büyük ecir olduğunu, âhirete inanmayanlara can yakıcı

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.