FOTOĞRAF GALERİSİ

1953 Yılına Ait İlginç Hac Fotoğrafları

Günümüzün modern dünyasında artık çok kolaylaşan, uçaklarla gidip gelinen, kaliteli otellerde konaklanan hac ziyaretleri çok değil bundan 50 yıl önce çok daha f

Sultan Abdülhamit’in Kişisel Eşyaları İlk Kez Sergide

Sultan 2. Abdülhamit Han’ın şahsi eşyalarının ilk kez gösterildiği sergide, Japon İmparatoru Meiji’nin kendisine hediye ettiği marangozluk takımları da var.

İstanbul Tarihi

Asya ve Avrupa kıtalarını birleştiren, birçok medeniyete ev sahipliği etmiş, farklı dil, din ve ırktan insanların bir arada yaşadıkları nihayetinde Türk izlerin

Sultan 2. Abdülhamit’in Albümünden Gaziantep

Şehitkamil’de Sultan 2. Abdülhamit’in albümünden Gaziantep’e ait fotoğraflar ve Antep savunmasını anlatan kitaplar tanıtıldı.

Namazın Bilimsel Mucizeleri

Kahire’de bulunan Ulusal Işın Teknolojisi Merkezi’nde yapılan bir araştırmada namazın insan vücudu üzerindeki etkileri incelendi.

Beylerbeyi Sarayı Tarihi

Beylerbeyi Sarayı, ne zaman ve kim tarafından yaptırılmıştır? Beylerbeyi Sarayı’nın mimarı kimdir? Beylerbeyi Sarayı nerededir? İşte Beylerbeyi Sarayı hakkında

Amik Ovası'nda Renk Cümbüşü

Türkiye'nin önemli tarım merkezlerinden Amik Ovası'nda çiçek açan meyve ağaçları güzel görüntüler oluşturdu.

65 Yıl Önce Hac Ziyareti

1950’li yıllarda hac farizasını yerine getirmek için dünyanın dört bir tarafından Mekke’ye akın akın Müslümanlar, bakanın adeta gönlüne ve ruhuna dokunuyor.

Yuşa Tepesi ve Hz. Yuşa Türbesi Nerede?

Yuşa Aleyhisselam kimdir? Yuşa Tepesi nerede? Hz. Yuşa Türbesi’ne nasıl gidilir? Hz. Yuşa Türbesi ziyaret günleri ve saatleri nelerdir?

İstanbul’un En İlginç Camileri

İstanbul’daki birbirinden farklı camilerin bir hikâyesi ve var oluşunu simgeleyen özellikleri var. İşte İstanbul’un ilginç camileri ve özellikleri...

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.