Cemiyet Hayatımız

Giyinme Âdâbı Nasıl Olmalıdır?

Giyinme âdâbı nasıl olmalıdır? Giyinirken nelere dikkat etmeliyiz? Örtünmenin hikmeti, fazileti ve önemi nedir? Örtünmenin yaratılıştan gelen insani yönü nedir?

İslam Ekonomisi ile Kapitalizm Arasındaki Farklar

İslam’ın ticaret ve iktisat anlayışı ile kapitalist sistem karşılaştırılarak helal kazanç, adalet ve vicdan bilinci üzerinden ekonomik düzen değerlendiriliyor.

İsraf Ekonomisi ve Tüketim Kültürü Ahlâkı Nasıl Bozar?

İsraf ekonomisi, reklamlar ve tüketim kültürünün ahlâk üzerindeki olumsuz etkileri İslâmî bakışla açıklanıyor.

Helâl Kazancın İnsanın Maneviyatına Etkisi

Helâl kazancın kalp, ibadet ve huzur üzerindeki tesirini; Kur’an, hadisler ve İslâm büyüklerinin hikmetli sözleri ışığında idrak edin.

Anadolu İrfanında Sadelik, Kanaatkârlık ve Göz Hakkı Kültürü

Anadolu irfanında sadelik, kanaatkârlık ve göz hakkı anlayışı; israf, gösteriş ve tüketim kültürüne karşı gelişen ahlâkî ve toplumsal hassasiyetler tarihî örnek

Altın Silsile İzinde Hindistan–Nepal Yolculuğu

Hindistan ve Nepal’de Altın Silsile’nin izini süren bu manevî yolculuk; Himalayalar’dan Serhend’e uzanan duraklarda tarih, tasavvuf ve ibret dolu bir seyahat su

Temiz Ekran Hareketi: Dijital Kültürel İşgale Karşı Toplumsal Mücadele

Dijital medya ve ekran içerikleri üzerinden yürüyen kültürel kuşatmaya karşı Temiz Ekran Hareketi’nin ortaya koyduğu toplumsal çözüm ve mücadele çağrısı.

Anadolu İnsanının İslâm Şahsiyeti ve Yerli Duruşu

Anadolu insanının İslâm şahsiyeti, yerli duruşu ve taklitten uzak kimlik anlayışını anlatılıyor.

Zorluklar Karşısında Sabır ve Mücadelenin Önemi

Muhammed İkbal’in temsili anlatımıyla sabrın önemi, belâ-musibetler karşısında insanı nasıl güçlendirdiği ve “sabır ziyadır” hadisi ışığında sabrın fazileti iza

Osmanlı’da Kur’an’a ve Peygamber Efendimiz’e Gösterilen Edep

Hz. Mevlânâ’nın edep anlayışı, Kur’an’a ve Peygamber Efendimiz’e gösterilen hürmet ile Osmanlı’nın ihtiram medeniyeti ele alınıyor.

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.