Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, kabir ve âhiret hayatından bahsediyor...
Gönül pusulamız bizi nereye sevk ediyor? Neler için üzülüp seviniyoruz? Sevinç ve hüzünlerimiz daha çok ebedî hayatımız olan âhiret için mi, yoksa geçici ve fân
Dünya ve ahiret hayatında saâdetin ilk şartı, Allâhʼa kul olmaktır. Hakʼtan uzak kalanların; keyfince yaşayıp dünyanın tadını çıkarmak diye anladıkları saâdet,
Gâfil insanlara tatlı bir mûsikî gibi gelen gıybet, hakîkatte hem dünya hem de Âhiret hayâtını berbâd eden mânevî bir hastalıktır.
Kulluk edebini lâyıkıyla yaşayanlar, bütün güzelliklerin Hak’tan, bütün kusurlarınsa kendi nefislerinden kaynaklandığı şuuruna ererler.
Edeb, İslâm nazarında o kadar ehemmiyetlidir ki, onu kısaca târif etmek için “İslâm, edepten ibârettir.” denilebilir. Çünkü Allah ve Resûlü’ne itaat edilerek ya
Yaratılan her varlıkta bir hikmet ve gerekçe vardır. Elbette ki insanda bu cihana keyfince vakit tüketmek için gelmemiştir. İlâhî mes’ûliyetleri ve vazifeleri v
Cenâb-ı Hak Cenneti sâliha annelerin ayakları altına sermiş, babayı da Cennetin orta kapısı kılmıştır. Artık dileyen onları memnûn etsin, dileyen de kırıp incit
İnsanoğluna sayılı günler hâlinde lütfedilmiş olan hayat nîmeti, ilâhî bir imtihan vesîlesidir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v) akıllı müminin kim olduğu söylüyor. Peki akıllı müminin nasıl bir nasip ile mükafatlandırılıyor?