Kalp Kırmaktan Sakınmak Gerekir
İmam Rabbânî Hazretleri kalp kırmak ile ilgili nasıl öğüt veriyor? Kalp kırmanın zararları nelerdir? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi anlatıyor.
İmam Rabbânî Hazretleri, kalp kırmamak hususunda bizleri şöyle ikaz eder:
“Şunu iyi bilin ki kalp, Cenâb-ı Hakk’ın komşusudur. O’nun mukaddes zâtına kalpten daha yakın bir şey yoktur. Nazar-gâh-ı ilâhî kalptir. O hâlde ister mümin olsun ister âsi ve günahkâr bir mümin olsun, kalbe eziyet etmekten sakının. Çünkü komşu âsi de olsa himaye edilir. Aman bundan uzak durun.” (İmam Rabbânî, Mektûbât)
Mevlânâ Câmî de:
“Kalp, nazargâh-ı ilâhîdir.” buyurur. (Molla Câmî)
Yine büyükler:
“Bir gönül al ki ekber olsun. Öyle bir gönül bul ki onu imar edesin; bu, senin için bir Hacc-ı Ekber olsun.” buyurmuşlardır.
Yunus Emre ise bunu şu mısralarla ifade eder:
“Gönül Çalab’ın tahtı,
Çalab gönüle baktı.
İki cihan bedbahtı,
Kim gönül yıkar ise.” (Yunus Emre)
Gönül yıkmanın vebali büyüktür; bu, kıyamete kalan bir kul hakkıdır.
Lokman Hakîm’e:
“Hastalığımızı ne ile tedavi edelim?” diye sorulduğunda şu cevabı verir:
“Hastalığa acı söz yedirmeyin; ondan başka ne ederseniz zarar vermez.
Bu sebeple mümin, Allah’ın kullarını hiçbir zaman istihkârla, küçümseyerek görmez. Aksi hâlde bu hâl Kur’ân’da açıkça yasaklanmıştır:
“Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin; belki de onlar kendilerinden daha hayırlıdır...” (Hucurât, 49/11)
Müminin bakışı şefkat ve merhamet dolu olur; alaycı olmaz. Çünkü her insanın nazarı, kalbinin rengine göre tecelli eder. Şefkat ve merhametle yoğrulmuş bir kalbin nazarı, baktığı kimse için rahmet olur. Evliyâullahın nazarı bu şekildedir.
Buna karşılık haset hastalığına tutulmuş, kalbi bozulmuş bir kimsenin nazarı ise karşısındakine mânevî zarar verir.










YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!