Allah Rasûlü'nden Feyizlenen Bir Kalp Nasıl Olmalıdır?
Allah Rasûlü'nden feyizlenen bir kalbin hali nasıl olacak? Hangi vasıflara sahip olmalıdır? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi cevaplıyor.
Bir kalp, Allah Resulü'nün ahlakının müjdesiyle feyizlendikçe, gönül ilahi muhabbette seviye katedecek ve nefis mutmaini oluşacaktır. Nedir mutmainne? Radıyeten merdiyye; yani hayatın bütün tanziminde kendisine gelenlerde Allah'tan razı olacak ve cezirlerde, iniş-çıkışlarda "Ya Rabbi, razıyım" diyecektir. İman olduğu gibi teslimiyette de Cenab-ı Hak'tan razı olacak, "Bu benim için hayırdır" diyecektir. Merhamet ve şefkatle derinleşecek, zirveleşecek; hizmete revaç verecektir. Hizmeti kendine nimet bilecek, kendini toplumdan ve insandan mesul görecektir. Tatilsiz bir hayat yaşayacaktır; Resulullah Efendimiz'e benzemekte ona bir tatil yoktur. Onun her anı doluydu, son nefesine kadar. Son nefeste bile tebliğ halindeydi: "Namaz, namaz, namaz! Emrinizin altındakilerin hukukuna dikkat edin." (Ebû Dâvûd, Edeb, 123-124/5156; İbn-i Mâce, Vasâyâ, 22)
Tevazu ve nezaketle derinleşecek; böylece Allah'ın rahmetinin üzerine tecelli ettiği bir kul olacaktır.
Cömert olacak, ihsan sahibi olacaktır. Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de en çok Rahman ve Rahim esmasını bildirir; Cenab-ı Hak'ın bu esmasından hisse alacaktır.
Daima hak, adalet ve hukuk tevzi edecektir. En yakını bile olsa kul hakkından ateşten kaçar gibi kaçacaktır. Efendimiz "Helalleşin, ahirette rezil olmak beterdir" buyuruyor. Nezakette, incelikte, zerafette ve hassasiyette dikkat edecek; mahlukata Halık'ın nazarıyla bakacaktır. "Veylün li-külli hümezetin lümeze" (Hümeze Suresi, 1) ayeti mucibince Allah'ın hiçbir mahlukunu küçük görmeyecektir. Son nefesini düşünerek kendini kınayacak, "Ben ne olacağım?" diyecektir.
Kanaat ehli olacaktır; en büyük zenginlik, en büyük servet kanaattir. Allah'ın taksimine razı olmaktır. Takdire razı göstererek, takdirin en uygun olduğunu bilecektir.
Sadık ve emin olacaktır, karakter ve şahsiyet sahibi olacaktır. Resulullah Efendimiz'e İslam gelmeden evvel bazen ismiyle hitap etmezlerdi; "Emin geldi, sadık geldi, en doğru insan geldi" derlerdi. Bir mümin de yamulmayacak, eğrilmeyecektir; dünya menfaati için en doğru insan olacaktır.
Daima tecessüs yerine hüsnüzan içinde olacaktır. Yaptığı her şeyi ihlasla yapacaktır. Allah korusun, riyadan uzak kalacaktır; çünkü riya tehlikelidir. Tevhit akidesinin ortaklığa tahammülü yoktur. Resulullah (sav) "Riya cehennemde yer arınacak" diyor. Bu riya, bu şirk vesaire en büyük günah odur.
Sabrı elden bırakmayacaktır. Rabbimiz "Sabredenleri seviyor. Zorluklar karşısında sabır ve namazla Allah'a iltica ederler." (Bakara Suresi, 153) buyuruyor.
En mühimi "el-hayaü minel-iman"; edep ve haya üzerine olacaktır. Haya imandandır. (Buhari, İman, 16) Mevlana diyor ki, mecazi olarak: "Aklım kalbime sordu: İman nedir? Kalbim de aklımın kulağına eğildi ve dedi ki: Din edepten ibarettir."
Allah'ın seni affetmesini istiyorsan, "Ya Rabbi beni affet" diyorsan sen de affedeceksin. Hiçbir mümin kin ile burudet kalmayacaktır. Cenab-ı Hak "Affetmesini istemez misiniz?" (Nur Suresi, 22) buyuruyor. Ebubekir Efendimiz, Ayşe validemize iftira atan kişiyi dahi, ayetle tenzih edildiği halde affetti. Diğer taraftan Efendimiz ile aynileştiği ölçüde, yani beraberlik olduğu ölçüde onun vasıfları ile enaniyetten kurtulacaktır.
"Ben"i unutacak, "ben" kelimesini kalbindeki lügattan silecek. Daima "Sen, ya Rabbi" diyecektir. Kimseye, en ufak bir mahlukata, hayvanata karşı bile en ufak bir yanlışlıktan kendisini koruyacaktır. Emrinin altındakinin hukukuna dikkat edecektir; en zoru da budur. Hırs, tamah, fitne, gurur, kibir, yalan, cimrilik lügatından silinecek; gıybetten, Allah korusun, tecessüsten bulunmayacaktır. Merhamet ve şefkat yoksulluğu olmayacaktır. Kendi için ne istiyorsan diğer Allah'ın bütün kulları için onu isteyecektir.
Velhasıl bizden arzu edilen, aşk ile yaşanan bir imandır. Allah Resulü muhabbetiyle bunun olması için kalp vahiyle buluşacaktır. Kalp vahiyle buluştuğu zaman aklın ötesinde kalpte "allemehu-l-beyan" (Rahman Suresi, 4) nimetler, hikmetler kalpte tecelli edecek; ruhun merhaleleri katedilecektir. Mümin, muhabbeti ölçüsünde Allah Resulü'nün haliyle hallenecek, sevdiği nispetle onun müstesna gönül aleminden kendi gönlüne rahmetler devşirecektir.










YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!