Kalbin En Büyük Zaaflarından Biri

Bir mü’min, kimlerle ünsiyet edeceğini gayet iyi bilmelidir. Yeme-içme, kıyafet gibi günlük hayata ait fiil ve davranışlarda dahî, gayr-i müslimlere benzemenin, onlarla bir tavır ve şekil birliği içine girmenin tehlikesini görmeli, bunları ehemmiyetsiz zannetmemelidir.

Sahâbeden Abdullah bin Amr bin el-Âs -radıyallâhu anhümâ- anlatır:

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, üzerimde usfur bitkisiyle sarıya boyanmış iki elbise gördü ve;

“–Şüphesiz ki bu, kâfirlerin elbiselerindendir. Sen bunu giyme!” buyurdu.

Bir başka rivâyette Peygamberimiz’in bu sahâbîye;

“–Bunu giymeni sana annen mi emretti?” buyurarak, kadınlara benzer bir şekilde giyinmekten men ettiği nakledilmiştir. (Müslim, Libâs, 4)

Demek ki;

Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, kılık kıyafette, gayr-i müslimlere de karşı cinse de benzemeyi yasaklamıştır. Peygamber Efendimiz’in başka birçok hadîs-i şeriflerinde şu tâlimatları da görmekteyiz:

–Müşriklere muhalefet edin (onlara benzemeyin, onlardan farklı olun!)

–Mecûsîlere muhalefet edin!

–Ehl-i kitâba muhalefet edin!

KALBİN EN BÜYÜK ZAAFLARINDAN BİRİ

Kalbin en büyük zaaflarından biri, dalâlette olanlara benzemeye çalışma gafletidir.

Bir mü’min, kimlerle ünsiyet edeceğini gayet iyi bilmelidir. Yeme-içme, kıyafet gibi günlük hayata ait fiil ve davranışlarda dahî, gayr-i müslimlere benzemenin, onlarla bir tavır ve şekil birliği içine girmenin tehlikesini görmeli, bunları ehemmiyetsiz zannetmemelidir.

Her menfî beraberlikte mutlaka bir sirâyet oluşur.

Bu da;

Zaman içinde kalpleri aynîleştirir, bozar ve ölü hâle getirir.

Nitekim Tanzîmat’ta başlayan Avrupa’ya benzeme hevesleri, ne hazindir ki, devâsâ imparatorluğun yıkılışına zemin hazırladı.

Bu sebeple Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- îkaz buyurmaktadır:

“Herhangi bir topluluğa benzemeye çalışan, onlardandır.” (Ebû Dâvûd, Libâs, 4/4031)

Cenâb-ı Hak; Fetih Sûresi’nin âhirinde, sahâbe-i kirâmı;

“İnkârcılara karşı tavizsiz” oldukları için medh ü senâ etmektedir. «Küffâra karşı şedit» olmak, îmânın alâmetlerinden biridir.

Gazze hâdisesi bir kere daha göstermiştir ki; dünyada îman-küfür mücadelesi, haç ve hilâl savaşı dâimâ devam etmektedir. Boşnak lider ve mütefekkir Aliya İzzetbegoviç’in dediği gibi;

“Harp, düşmana benzemekle kaybedilir.”

Yine Rabbimiz; bütün mü’minlere, her namazda ve her rekâtta şöyle duâ etmelerini emretmektedir:

“Gazabına uğrayanların ve dalâlete düşenlerin yoluna bizi sevk etme! (Onların hâlinden bizi muhafaza eyle!..) (el-Fâtiha, 7)

Bir başka ilâhî tâlimatta da şöyle buyurulur:

“Eğer şeytandan gelen bir vesvese seni tahrik edecek olursa hemen Allâh’a sığın! Çünkü O; hakkıyla işiten, kemâliyle bilendir.”

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2025 Ay: Aralık, Sayı: 250

İslam ve İhsan

ONLARA BENZEMEYİN!

Onlara Benzemeyin!

KİME BENZEMEYE ÇALIŞSAM?

Kime Benzemeye Çalışsam?

KİME BENZİYORUZ? KİMİ TAKLİT EDİYORUZ?

Kime Benziyoruz? Kimi Taklit Ediyoruz?

ONLARA BENZEMEYİN!

Onlara Benzemeyin!

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle