Kimlere Benzeyeceğiz?

Kimlere benzeyeceğiz? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi anlatıyor.

Kimlere benzeyeceğiz? İhdinâs-sıratel-müstakîm. Resûlullah Efendimizin hâliyle halleneceğiz. "Sırâtez-lezîne en'amte aleyhim." (Fâtiha Suresi, 7. Ayet) Nimet verdiklerinin hâliyle hâllenenler kimler? Onlar peygamberler, sıddîklar, şehitler ve sâlihlerdir. Onlar ne güzel arkadaşlardır. Cenâb-ı Hak buyuruyor: Onlarla hâlleneceğiz ve "Ğayril-mağdûbi aleyhim veled-dâllîn." (Fâtiha Suresi, 7. Ayet) Dalâlette olanlardan uzakta kal. Bu, maalesef internet vesaire birtakım modalar, bilmem neler şunlar bizi gayri mağdûbi aleyhim veled-dâllîne sevk ediyor. Bilhassa evlatlarımızı onları korumaya çok gayret etmeliyiz. Zira îman; lâyıkına muhabbet, müstehakına nefret etmek demektir. Allah'a muhabbet, Resûlüne muhabbet, Kur'an'a muhabbet, Allah'ın sevdiklerine muhabbet; ondan uzak olanlardan da uzakta kalmaktır. Mehmet Akif ne güzel söyler: "Îmandır o cevher ki ilâhî ne büyüktür, îmansız olan paslı yüreklere de yüktür."

Cenâb-ı Hak, "Ey îmân edenler! Allah'tan, Allah'ın azametine yaraşır şekilde korkun ve ancak Müslümanlar olarak can verin." (Âl-i İmrân Suresi, 102. Ayet) buyuruyor. Sakın ha başka türlü can vermeyin. Bu da bir sefere mahsus. Tekrarı da yok. Sahabe, tevhidi koruyabilmek için her cefaya katlandı. Canını ve malını ortaya attı. Kalp ve bedenle eda edilen huşû dolu bir ibadet hayatı yaşadı. Bu ruhani hayatı, ibadete bir vitamin mesafesinde hayranlık tevzi eden güzel ahlâk ile müzeyyen bir hâle gelebilmenin zarureti içinde olduklarının idrakı için yaşadılar. Hayatın her safhasında, her nefes İslâm'ı yaşamak, İslâm'ın ihtişamını sergilemek, böylece Cenâb-ı Hak'la beraber olmanın gayretini de yaşadılar. "Bilesiniz ki kalpler ancak Allah'ı anmakla huzura kavuşur." (Ra'd Suresi, 28. Ayet) buyuruyor. Gerçek hayat; dünyada, kabirde, ahirette kalplerin Allah'ın zikriyle büyük bir itminana, huzura ermesidir.

Her medeniyet kendi insan tipini meydana getirir. Âyet-i kerimede buyuruluyor: "Siz insanların hayrı için çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırsınız." (Âl-i İmrân Suresi, 110. Ayet) Bu, en başta evlatlarımızdan başlayacak. "İşte böylece sizi, insanlara şahit olmanız, Resûl'ün de size şahit olması için mutedil bir ümmet kıldık." (Bakara Suresi, 143. Ayet) buyuruyor. Onun için esas tahsil; İslâm'ı yaşamak, yaşatmaktır. Efendimizin nebevî hayatını hayatımıza intikal ettirebilmektir. Merhamet bir müminin alâmet-i fârikasıdır. Bir müminin kimliğidir. Bir müminin en üst mevkii rahmet insanı olmasıdır. Onun için baktığımız zaman tarihte ilk İseviler; Roma'da sirklerde aslanların dişleri arasında îmanlarını korudu. Eshâbül-Uhdûd öyle diri diri toprağa gömüldüler. Firavun'un sihirbazları Mûsâ Aleyhisselâm ve Hârûn'u kabul ettiler, Müslüman oldular. Firavun'un bütün tehditlerine rağmen, "Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve Müslüman olarak canımızı al." (A'râf Suresi, 126. Ayet) dediler. İmandan bir taviz vermeyelim. Velhasıl îman çok mühimdir. Îmanını canlı tutmak, îmanı güçlendirmek; bu da ibadet, muâmelât, muâşeret vesaire efendim, onun hâliyle hallenmekte olur.

İslam ve İhsan

PEYGAMBERİMİZİ NASIL ÖRNEK ALMALIYIZ?

Peygamberimizi Nasıl Örnek Almalıyız?

KİMİ ÖRNEK ALMALIYIZ?

Kimi Örnek Almalıyız?

OSMAN NURİ TOPBAŞ HOCAEFENDİ İLE AİLENİN İHYÂSI VE EVLATLARIMIZ ÜZERİNE MÜLAKAT

Osman Nuri Topbaş Hocaefendi İle Ailenin İhyâsı ve Evlatlarımız Üzerine Mülakat

SADIKLARLA BERABER OLUN AYETİ

Sadıklarla Beraber Olun Ayeti

SALİH VE SADIKLARLA BERABER OLMAK

Salih ve Sadıklarla Beraber Olmak

SÂLİHLERLE BERABER OLMANIN FAZİLETİ

Sâlihlerle Beraber Olmanın Fazileti

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle