İslam İş Birliği Teşkilatı 13. İslam Zirvesi Başlıyor

İslam İş Birliği Teşkilatı 13. İslam Zirvesi, ilk kez bu derece yoğun katılımla İstanbul'da başlıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dönem başkanlığını devralacağı İslam İşbirliği Teşkilatı 13. İslam Zirvesi’nde, İstanbul’dan bölgeye istikrar ve yakınlaşma, dünyaya da barış çağrısı yapılacak. Teröre ve bölge ülkeleri arasındaki gerilimlerin sona erdirilmesine yönelik güçlü bir çıkış yapılacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, cumhurbaşkanı, meclis başkanı ve başbakan düzeylerindeki konukları, İstanbul Kongre Merkezine gelişlerinde karşılayacak. Karşılamanın yaklaşık 1,5 saat sürmesi bekleniyor.

ZİRVE KUR'ÂN-I KERÎM TİLÂVETİYLE BAŞLAYACAK

Burada çekilecek aile fotoğrafının ardından, program, Beştepe Camisi İmam Hatibi Adem Kemaneci'nin okuyacağı Kur'ân-ı Kerîm tilâvetiyle başlayacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, akşam Dolmabahçe Sarayı'nda zirveye katılan tüm heyetlerin başkanlarına akşam yemeği verecek. Tarihi atmosfere uygun ortamda gerçekleşecek yemekte, 16 Türk devletini temsil eden askerler de yer alacak. Ayrıca konuklara, rehberler eşliğinde Dolmabahçe Müzesi gezdirilecek.

İSTANBUL TARİHİ ZİRVEYE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR

Coğrafyanın her köşesinin krizlerle boğuştuğu bir dönemde İstanbul tarihi bir zirveye ev sahipliği yapıyor. “Adalet ve Barış İçin Birlik ve Dayanışma" temasıyla bugün yapılacak İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 13. İslam Zirvesi, krizlerin bölgeselleşmesine karşı son fırsat olarak değerlendiriliyor.

Zirvenin, coğrafyaya yayılan terör, iç savaşlar ve Müslüman ülkeler arasındaki gerilimlere karşı bir yumuşama iklimini öne çıkarması bekleniyor. Zirve ile ilgili, IŞİD ve PKK/PYD üzerinden devam eden teröre karşı ciddi kararlar alınması, Suriye meselesinde inisiyatif geliştirilmesi, İran-Suudi Arabistan geriliminin yumuşatılması, Türkiye-Mısır arasındaki soğuk rüzgarların etkisinin hafifletilmesi yönünde beklentiler öne çıkıyor.

ZİRVEDE ERDOĞAN İMZASI

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın dönem başkanlığını devralacağı İstanbul Zirvesi'nin ardından dinamik bir dönemin başlatılacağı, İİT'nin etkin bir güce dönüştürüleceği ifade ediliyor. Toplantının temasından ele alınacak konulara kadar zirvenin hazırlık ve planlamaları Erdoğan'ın imzasını taşıyor. Erdoğan'ın talimatıyla zirvede gençlik ve kadın konularına özel önem verilecek. Müslüman ülke liderleri bugün bütün krizlere karşı birlik mesajı verecek.

YÜZYILLIK YAKINLAŞMA

Zirve, krizlerle anılan İslam coğrafyasında ilişkilerin yeniden onarılması için de bir fırsat olarak görülüyor. Bu doğrultuda zirveye davetli bir çok ülke, ikili gerilimlerin aşılmasında arabuluculuk yapacak. Erdoğan, Suudi Arabistan Kralı Selman ile İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani arasında arabuluculuk rolünü üstlenmiş durumda. Kral Selman ise Türkiye-Mısır ilişkilerinin iyiye gitmesi için aktif olarak devrede. Kral'ın bu yöndeki ilk girişimi birkaç gün önce Mısır ziyaretinde yaptığı belirtiliyor.

MISIR'DAN 3 YIL SONRA İLK ZİYARET

Türkiye, teşkilatın başkanlığını Mısır'dan devralacak ve 2 yıl başkanlık edecek. 2013'ten bu yana yaşanan Muhammed Mursi krizinin ardından Mısır, Türkiye'ye ilk kez Dışişleri Bakanı nezdinde ziyarette bulunacak. Mısır Dışişleri Bakanı Semih Şükri, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi'nin yazdığı mektubu da zirvede mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu'na iletecek. Türkiye, başkanlığı 2018'de Gambiya'ya devredecek.

İİT TÜRKİYE BAŞKANLIĞIYLA ŞAHLANACAK

İİT, Erdoğan'ın başkanlığıyla birlikte tarihinin en dinamik dönemini yaşayacak. Bölgedeki sorunların ancak birlik ve dayanışma ruhuyla çözülebileceği, güçlü İslam Dünyası'nın bölgedeki tüm oyunları bozacağına inanan Türkiye, teşkilatı aktif olarak işletecek ve başta terörle mücadele olmak üzere bölgenin kaderini belirleyen her türlü krizin çözümünde İslam ülkelerinin söz sahibi olması için teşkilat harekete geçirilecek.

BAĞIMSIZ FİLİSTİN ÇAĞRISI YAPILACAK

Zirvede, krizlerle anılan bölgeye yönelik önemli konu başlıkları bulunuyor. Bunlar arasında İsrail-Filistin sorunu, Türkiye-İsrail gerilimi ve barış görüşmeleri, Ermenistan'ın Azerbaycan'a saldırısı, Türkiye-Rusya gerilimi, Suriye'de uluslararası güçlerin devreye sokmaya çalıştığı planlar, Irak'taki belirsizlik ortamı geliyor. Özellikle son dönemde Mescid-i Aksa'da yaşanan hadiseler zirvede etraflı bir şekilde ele alınacak. Filistin davası ve Kudüs konulu kararda özellikle İsrail'in işgaline son vermesi, iki devletli çözümün hayata geçirilmesi ve Filistin'in bağımsız bir devlete kavuşması için gerekli çağrılar yapılacak.

EN BÜYÜK İKİNCİ ÖRGÜT

Birleşmiş Milletler'den sonra dünyadaki ikinci büyük örgüt olan İİT, bütün İslam ülkelerinin bir araya geldiği tek uluslararası örgüt konumunda. Teşkilatın en yetkili organı olan İslam Zirvesi, genel politikaları belirlemek ve zirve başkanını seçmek üzere üç yılda bir toplanıyor. Bütün İslam ülkelerinin bir araya geldiği tek uluslararası örgüt konumundaki teşkilat, zirvelerin ilkini 1969 yılında Fas'ın başkenti Rabat'ta, sonuncusunu ise 2013 yılında Mısır'ın başkenti Kahire'de düzenledi. Zirveler, çoğu zaman İslam dünyası açısından tarihi önem taşıyan gündemlerle toplandı. İslam Zirvesi'ne Fas üç, Senegal iki kez ev sahipliği yaparken, zirve Suudi Arabistan, Pakistan, Katar, Kuveyt, İran, Malezya ve Mısır'da da birer defa düzenlendi.

[caption id="" align="aligncenter" width="1000"] Zirve öncesi biraraya gelen Erdoğan ve Nazarbayev, İslami yakınlaşmanın vurgulandığı 8 maddelik ortak bildiri yayınladı.[/caption]

NAZARBAYEV İLK KEZ KATILIYOR

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ev sahipliği yapacağı zirvede İslam coğrafyasından 50'yi aşkın ülke üst düzeyde temsil edilecek. Zirvede Suudi Arabistan Kralı Selman Bin Albdülaziz'in yanı sıra İran Cumhurbaşkanı Ruhani, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev başta olmak üzere İslam coğrafyası devlet başkanı ve dışişleri bakanları nezdinde temsil edilecek. Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu'nun devlet başkanları ve başbakanlar ile ikili görüşmeler yapacak. Kazakistan Devlet Başkanı Nazarbayev, bir İİT zirvesine ilk kez katılmış olacak.

İSLAM ORDUSU MASADA

[caption id="" align="aligncenter" width="1000"] İslam Ordusu[/caption]

Bölgede, IŞİD, PKK-PYD, El Kaide gibi terör örgütlerinin açtığı yaralar ve İslam adı altında bölgeyi terörize eden örgütlerin İslam dinine verdiği zarar da zirvenin önemli gündem başlıkları arasında bulunuyor. 2 gün süresince yoğun çalışmaların yapılacağı zirvede, “Güvenlik, terörle mücadele, radikalleşme, IŞİD, El-Kaide gibi örgütlere karşı İslam ülkeleri işbirliği ve ortak girişimler konuları ayrıntılı olarak değerlendirilecek. Terörist saldırılara karşı birlikte hareket etmek maksadıyla İslam ülkelerinin kurdukları Teröre Karşı İslam İttifakı'nın şemasının, teknik altyapısının nasıl şekillenmesi gerektiği konusu da görüşülecek. Suudi Arabistan liderliğinde geçtiğimiz yıl aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 34 ülkenin katılımıyla kurulan ordu, ilk ortak tatbikatı da yapmıştı. İİT toplantısında daha ayrıntılı ele alınacak İslam İttifak Ordusu'nun bir an önce hayata geçirilmesi istenecek. İslam İttifakı Ordusu'nun bölgesel sorunlara da çözüm olacağı ve sadece teröre değil radikalleşme ve İslamofobi'ye karşı da mücadele misyonu üstleneceği belirtiliyor.

YENİ PARADİGMA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün başlayacak İslam İş Birliği Teşkilatı (İİT) 13. İslam Zirvesi için İstanbul'a gelen liderlerle görüştü. Mabeyn Köşkü'nde önce Malezya Başbakanı Necib Rezak'ı kabul eden Erdoğan, ardından Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı İzzetbegoviç ve Pakistan Cumhurbaşkanı Memnun Hüseyin ile görüştü. Zirve'nin “İslami yakınlaşma" vurgusu, Erdoğan'ın Nazarbayev ile görüşmesinde de net olarak yapıldı.

[caption id="" align="aligncenter" width="640"] Mabeyn Köşkü'nde 'gardaş' buluşması[/caption]

YAPICI TUTUM

Görüşmeden sonra yayınlanan ortak bildiride, “İslami dayanışma ruhuna bağlılığımızı kuvvetli bir şekilde teyit eder; İslam İş Birliği Teşkilatı üyesi devletleri, devletler arası ilişkilere dair meseleler ile çatışma ve uyuşmazlıkların çözümü konusunda iyi niyet ve yapıcı tutum sergileyerek, İslam dünyasındaki ilişkilere yönelik yeni bir paradigma geliştirmeye davet ederiz" denildi.

SOMUT ADIMLAR

Bildiride ayrıca, “İslam İş Birliği Teşkilatı üyesi devletleri, uluslararası ilişkilerdeki gerilimin azaltılmasına ve süregelen sorunları çeşitli istişare mekanizmaları oluşturmak, diplomatik misyonların imkanlarından faydalanmak, parlamentolararası diyalog, hükümetdışı örgütler ve güven artırıcı önlemler geliştirmek suretiyle çözümlemeye yönelik somut adımlar atarak, İslami yakınlaşma inisiyatifinin hayata geçirilmesine katkı sağlamaya davet ederiz" ifadeleri kullanıldı.

İSTANBUL HATIRASI

Cumhurbaşkanı Erdoğan zirveye katılan liderler onuruna Savarona yatında akşam yemeği verdi. Yemeğe, İİT Genel Sekreteri İyad bin Emin Madani'nin yanı sıra Bahreyn Krallığı, Afganistan, Malezya, Kamerun, Lübnan, Ürdün, Özbekistan, Cezayir, Katar, Azerbaycan, Libya, Bosna-Hersek, Belarus, Yemen, Fildişi Sahilleri, Pakistan, Gine ve Filistin başkanları ve temsilcileri katıldı. Erdoğan konuklarına yapımı devam eden 3. Köprü'yü de gösterdi. Kuruçeşme'den saat 19.30'da açılan Savarona, 2 saat 15 dakikalık turun ardından geri döndü.

HEDEF 2025

İki gün sürecek zirvenin sonunda gelecek 10 yıl için çeşitli alanlarda hedefler koyan “İİT-2025: Eylem Programı" belgesinin, Filistin kararının ve nihai bildirinin kabul edilmesi bekleniyor. Zirve sonunda Cuma günü, Türkiye tarafından hazırlanan, İslam dünyasının karşı karşıya olduğu sorunlar ve bu sorunların çözümüne ilişkin yaklaşımları içeren müstakil bir “İstanbul Deklarasyonu" yayımlanacak.

Zirvenin, ekonomik işbirliği doğrultusunda da önemli anlaşmalara ve ortaklıklara sahne olması bekleniyor. Suudi Arabistan Kralı Selman ile Ankara'da yapılan görüşmelerde, bu konuda ilk adım atıldı. Türkiye ve Suudi Arabistan arasında ticaret merkezlerinin kurulması önerisinde bulunuldu. Bu doğrultuda teknik çalışmaların başlatılması kararlaştırıldı.

Kaynak: AA - Yeni Şafak

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.