İnsanın Ömrü İki Mevsimdir
Coğrafyada, dört mevsim sürekli devam eder: İlkbahar, yaz, sonbahar ve kış… Kıştan sonra tekrar bahar başlar. İnsan ömründe ise sadece iki mevsim vardır. Biri gençlik, diğeri de -Allah ömür vermişse- yaşlılıktır.
Âyet-i kerîmede buyurulur:
“Kime uzun bir ömür verirsek, Biz onun yaratılışını (güç ve kuvvetini alarak) tersine çeviririz. Hiç (bu manzarayı) düşünmüyorlar mı? (Bu ibretli yolculuğu idrâk etmiyorlar mı?)” (Yâsîn, 68)
Yani insan ömründe bir bahar vardır. Yaş ilerledikçe, o bahar kışa döner. Fânîlik, hükmünü yürütür. O bahar, dünyada bir daha gelmez.
Lâkin insan henüz o terse dönüşün yaşanmaya başlamadığı gençlikte, bunu idrâk etmekte zorlanır. Gençliğinin hiç bitmeyeceğini zanneder. Bir gün aklı başına geldiğinde ise artık geç kalmış olur. Bu sebeple Hazret-i Mevlânâ; yolun sonunu baştan görmeye, şu edebî sözlerle davet eder:
“Ey sâlik; aynadaki son nakşa bak! Bir güzelin ihtiyarlığındaki çirkinliğini ve bir binanın harâbe hâline geleceğini düşün de aynadaki yalana aldanma!..”
“Sen; ey ilkbahar güzelliğine karşı dudak ısıran, hayran olan kimse! Bir de sonbaharın sararmış hâline ve soğukluğuna bak!”
“Sonunda sen de bunu anlayacak ve idrâk edeceksin ya; bari şimdiden kendine gel de son günü, yani âhireti bugünden gör. Aklını başına al da, işin sonunu bugünden görmeye çalış. Hakikati, âhireti görecek gözünü; gafletle ve nefsânî temâyüllerle âmâ etme!”
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2026 Ay: Nisan, Sayı: 254













YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!