İmamlara Düşen Vazife Nedir?
İmam hatiplere düşen vazife, sorumluluk şuuru, ilim ve hizmet bilinci ile cami ve cemaatle güçlü bağ kurmanın önemi açıklanıyor.
Bir imam hatip; vazifesini yerine getirmezse, camisini ve cemaatini ihmâl ederse, kul hakkına girmiş olur. Mes’ûliyetini yerine getirmemiş olur. Bu sebeple kazancına kendi eliyle haram ve bereketsizlik bulaştırmış olur.
İMAM HATİPLERE DÜŞEN VAZİFE
Bir imam hatip; sadece namaz vakitlerinde değil, sâir vakitlerde de cemaatiyle alâkadar olmalı, mahallesindeki çocuklarla ayrı, gençlerle ayrı, büyüklerle ayrı sohbetler ve hasbihâller tertip etmeli. Camiyi ve cemaati sevdirmeli, safların kalabalıklaşmasına gayret etmeli, cemaatin azlığından bir mes’ûliyet ve vebal hissetmelidir.
Bu ulvî vazife; kat‘iyyen, giriş ve çıkışta kart basılıp geçilecek, mesai doldurulup maaş alınacak birer meslek olarak görülmemelidir. Mihrap, Rasûlullah Efendimiz’in emânetidir. Bir imam hatip, kendisi de namaz ve cemaat şuuruyla dolu olmalıdır. “–Bugün izin günüm!” deyip de cemaate gitmemek,
“–İdare edenler var.” diyerek meşrû bir mâzereti olmadan vakitleri savsaklamak, bu mukaddes vazifeyle bağdaşmaz.
Osmanlı bakiyesi hocaefendiler, bir vakit dahî, başka bir hizmet sebebiyle, vazifeli oldukları camiye gidemeseler; o vakti hesaplayıp ücretini tasadduk eder yahut vazifeyi tevdî ettikleri talebeye verirlerdi.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Mü'minin Hayatında Namaz ve Zekât, Yüzakı Yayıncılık









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!