İmam Hatipten Örnek Davranış, Gönüllere Dokunuyor

Antalya'nın Muratpaşa ilçesindeki Yüce Camisi'nde görevli İmam Hatibi Hasan Koç, gönüllü olarak ev ziyaretleri yaparak din eğitimi verdiği, il dışı geziler düzenlediği engellilere ve hastalara maddi imkansızlıklar nedeniyle ulaşamadıkları glutensiz ekmekleri ücretsiz dağıtıyor.

Koç, 12 yıl önce engelliler ve hastalar ile kendileriyle ilgilenen yakınlarına din eğitimi vermek için gönüllü olarak ziyaretlere başladı.

Bu süreçte engellilerin sorunlarını gözlemleyen Koç, engelli bir kadının "Hayatımda hiç camiye gitmedim." sözünden etkilenerek görev yaptığı camiye engelli asansörü yaptırdı.

Birçok engellinin Soğuksu Mahallesi'ndeki camiye gelmesini ve ibadet etmesini sağlayan Koç, yüzlerindeki mutluluğu görünce hayatını engellilere adadı.

Diyanet İşleri Başkanlığının 2016'da başlattığı projeyle Antalya İl Müftülüğü Engelli Koordinatörlüğü görevine getirilen Koç, engellilerin sosyal hayata daha fazla katılmaları için il dışı geziler düzenledi, din eğitimi verdi.

Koç, engelli ve hasta çocukların tedavi ve diyet amaçlı kullanması gereken ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle ulaşamadığı glutensiz ekmeğin de müftülüğün desteğiyle kentteki bir fırında üretimini sağladı.

Laboratuvar tetkikleri yapılan glutensiz ekmekleri yaklaşık 10 aydır 1000 aileye ücretsiz ulaştıran Koç, yaptığı çalışmalarla engellilerin gönüllerinde taht kurdu.

- Engellilerin ve hastaların yaşadıkları zorlukları hafifletmeye çalışıyor

Koç, AA muhabirine, kentteki bütün engelliler, hastalar ve aileleriyle irtibat kurmaya çalıştığını anlattı.

Engellilere yardım etmenin İslam dininin bir gereği olduğunu vurgulayan Koç, "Peygamber Efendimiz'den miras kalan imamlık, aynı zamanda engelli kardeşlerimizle ilgilenme konusunda da bize vazife veriyor. Bu düşünceyle yola çıktım. En büyük ihtiyaçlarından birisi glutensiz ürünlerdi. Un temini yaparak ekşi mayayla içeriğinde hiç gluten olmayan ekmek ürettik. Ayın belirli günlerinde dağıttığımız bu ekmeği artık her gün dağıtacağız. Ekmeği kullanmak zorunda olan engelli kardeşlerimiz ücretsiz şekilde her gün camimize gelerek alabilecek." diye konuştu.

Glutensiz ekmek üretmeye devam etmek ve engellilerin her türlü yardımına koşmak için vakıflaşacaklarını belirten Koç, "Engelli kardeşlerimizin mutluluğu, ailelerin yaşadıkları zorlukları bir nebze olsun azaltmak için çaba gösteriyorum. Bu yolda bize destek veren müftülüğe ve hayırseverlere teşekkür ediyoruz." dedi.

- Vatandaşlar uygulamadan memnun

Serebral palsi hastası 4 yaşındaki Ali Korkmaz'ın babası Süleyman Korkmaz, oğlunda gelişim geriliği olduğunu dile getirdi. Konuşma ve yürüme geriliği olan oğlunun doktor tavsiyesiyle glutensiz beslenmesi gerektiğine işaret eden Korkmaz, "Glutensiz ekmek bulmak çok masraflı. Küçük bir ekmek bile 100 lira. Hocamız sayesinde ücretsiz ulaşabiliyoruz. Gluten almadığı için inşallah beyin gelişimi daha iyi olacak. Aldığımız özel eğitimlerle çocuğumuz küçük yürüme hareketleri yapmaya başladı ve konuşmak için çaba gösteriyor." ifadesini kullandı.

Sevgi Türkmen ise 15 yaşındaki kızı Fatmagül'ün çeşitli rahatsızlıklarının bulunduğunu kaydetti. Doktorların kızını glutensiz beslemesini istediğine değinen Türkmen, "Glutensiz ekmek masraflı olduğu için alamıyordum. Hocamız sayesinde ekmeğe ulaşınca kızım çiğnemeye başladı, sindirim sistemi düzeldi. Hocamızdan Allah razı olsun." dedi.

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.