İbretlik Bir Kıssa
Padişah ve yol kenarında duran yaşlı bir amca arasında geçen ibretlik kıssa ve kıssadan payımıza düşenler...
Nuşirevan vardı; merhametli bir padişahtı. Ferîdüddin Attâr Hazretleri oradan bir kıssayı naklediyor:
Padişah bir bahçeye yaklaşıyor, bir ihtiyar görüyor. İhtiyara şöyle hitap ediyor:
“Ey, gençliğini elif miktarı dik tutan, bak zaman ilerledikçe dal gibi beli bükülen ihtiyar! Saçın sakalın süt gibi ağarmış. Hak Teâlâ bilir ama herhâlde ömür defterinde yalnız birkaç yaprağın kalmış gibi… Bu son günlerini dinlenerek, huzur içinde geçirmek dururken; o titrek ellerini ağaç dikmekle mi geçiriyorsun? Zira sen belki de o ağacın meyvesini bile göremeyeceksin.”
Bunun üzerine ihtiyar, yerden aldığı bastona dayanarak önce biraz doğruldu. Sonra padişaha derin derin baktı. Burası çok mühim…
“Padişahım,” dedi, “Vaktiyle bizim için birçok kişi fidan dikti. Onlar, belki o diktikleri fidanların meyvesinden istifade edemeden vefat ettiler. Biz ise onların diktiği ağaçların meyvelerini yedik. Şimdi bize düşen vazife de aynı onların yaptığı gibi, bizden sonra gelecekler için fidan dikmek değil midir?”
















YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!