Hizmetli Olduğu Kur'an Kursunda Hafız Oldu

Diyarbakır’ın Bağlar ilçe Müftülüğüne bağlı Çelebi Eser Bölge Yatılı Kuran kursunda hizmetli olarak görev yapan Recep Çinar hafız oldu.

Çinar, Diyarbakır’ın Bağlar ilçe Müftülüğüne bağlı Çelebi Eser Bölge Yatılı Kuran kursunda hizmetli olarak görev yaparken aynı zamanda hafızlık yaptı.

Daha önce din gçrevlisi olarak görev yapan Çinar, hafız olmak için Diyarbakır Bağlar İlçesine bağlı Çelebi Eser Bölge yatılı Kuran kursuna hizmetli olarak tayin oldu.

Hizmetli görevini yaparken aynı zamanda hafızlık dersi yaparak 18 ayda hafızlığı bitirdi.

Recep Çinar, hafızlık sürecini şu sözlerle anlattı;

“Daha önce İmam-Hatip olan kadromu, hafız olmak için Kuran kursunda hizmetli olarak almaya karar verdim. Böylece, görevimin yanında hafızlık yapmayı düşündüm. Bir yandan görevimi aksatmamaya çalışıyor diğer yandan da Kuran-ı Kerimi ezberlemeye çalışıyordum.”

Hafızlık belgesi alan arkadaşlarıma çok özeniyordum diyen Çinar, “Hafızlık tespit Sınavına girerek belge almayı hak eden arkadaşlarımın sertifikalarının ön yüzün de Peygamber Efendimizin: "Hafız olup Kur’an-ı okuyan kişi şerefli meleklerle beraberdir." buyurdukları Hadisi Şeriften çok etkileniyordum ve kendi kendime Yüce Allah’ın bana hafız olmayı nasip etmesi için çaba sarf edeceğim diyordum.”

Ailesinin büyük emekleri olduğunu söyleyen Çinar sözlerini şöyle bitirdi:

“Mesaim saat 17’ de bitiyorken ben gece 10’ a kadar eve gitmiyor ders çalışıyordum. Bana emekleri olan Kuran Kursu Öğreticisi Süleyman Almaz hocama, Bağlar İlçe Müftümüz Hasan Yardak hocamıza ve Aileme Allah razı olsun diyorum. Binlerce şükürler olsun ki Allah bana hafız olmayı nasip etti.”

Hafız Recep Çınar İl Müftüsü Yavuz Selim Karabayır ve İlçe müftüsü Hasan Yardak tarafımdan tebrik edildi.

Kaynak: Diyanethaber
 

İslam ve İhsan

KURÂN-I KERÎM'İ EZBERLEME TEKNİKLERİ

Kurân-ı Kerîm'i Ezberleme Teknikleri

KUR’AN ÖĞRENMEK İSTİYORUM

Kur’an Öğrenmek İstiyorum

KUR’ÂN-I KERİM OKUMANIN FAZİLETİ İLE İLGİLİ HADİSLER

Kur’ân-ı Kerim Okumanın Fazileti İle İlgili Hadisler

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.