Gazze’ye Yönelik Kumpasın Ardından Kim Var?

Mısır medyasına göre ABD-İsrail projesi diye tanımlanan bu senaryo uygulamaya sokulursa Gazze Şeridi çok ciddi bir kaos ile karşı karşıya kalacak. Bu, hem radikal selefi grup olan Sina Vilayeti Örgütü ile ılımlı çizgideki Hamas arasında çatışma zeminin ortaya çıkması demek hem de kaosa teslim olacak Gazze’ye uluslararası müdahalenin kapısının aralanması demek.

Suriye ve Irak’ın ardından terör örgütü DAİŞ üzerinden Gazze Şeridi için de bir takım projeler ısıtılıyor. DAİŞ’in Gazze’de alan kazanmaya başladığı algısı oluşturmak için uluslararası bir gayret gözlerden kaçmıyor. Arap basınına çıkan yorum ve analizlere göre Gazze’de Hamas’ın başına çorap örmek için Mısır güçlerinin, tıpkı Irak ordusunun Musul’u, hiç direnmeden DAİŞ’e teslim ettiği gibi son dönemde Mısır emniyet güçlerine yönelik eylemlere sahne olan Ariş bölgesini DAİŞ ile bağlantılı Sina Vilayeti Örgütü’ne teslim edileceği yönünde iddialar dillendiriliyor.  Bu yolla örgütün Sina çölünde bir Filistin devleti kurma zemininin önü açılmaya çalışıldığı ileri sürülüyor.

Mısır medyasına göre ABD-İsrail projesi diye tanımlanan bu senaryo uygulamaya sokulursa Gazze Şeridi çok ciddi bir kaos ile karşı karşıya kalacak. Bu, hem radikal selefi grup olan Sina Vilayeti Örgütü ile ılımlı çizgideki Hamas arasında çatışma zeminin ortaya çıkması demek hem de kaosa teslim olacak Gazze’ye uluslararası müdahalenin kapısının aralanması demek.

KUDÜS'TEKİ FİLİSTİNLİLERİN SAYISI

İsrail işgali altında bulunan Kudüs şehrinde Filistinlilerin nüfusu 419 bin 108 kişi olarak kayda geçti. Buna göre Kudüs'teki Filistinli nüfusu, bütün Filistin’in yüzde 9'unu, Batı Şeria'nın ise yüzde 14.6’sını teşkil ediyor.

Filistin İstatistik İdaresi'nin yayınladığı raporda erkeklerin kadınlardan oran olarak daha fazla olduğu görüldü. Rapordaki diğer veriler Kudüs toplumunun genç olduğunu gösterdi. Rapora göre yaşları 15’in altında olan çocukların oranı yüzde 35.2 iken, yaşları 60'ın üzerinde olan yaşlıların oranı ise yüzde 6.7. Filistinli mültecilerin oranı ise 2013 yılına göre toplam nüfusun yüzde 25.1’ini tekabül ediyor. İşgal rejiminin Kudüs’te inşa ettiği yerleşke sayısı 2013 itibariyle 26’yı bulurken, Kudüs ve Batı Şeria’da ise bu sayı 148'e ulaşmış durumda.

Kaynak: Beytullah Demircioğlu, Altınoluk Dergisi, 364. Sayı, Haziran 2016

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.