Gazze’de 730 Günlük Abluka ve Soykırımda Can Kaybı 67 Bin 173’e Ulaştı

İsrail’in abluka altındaki Gazze Şeridi’nde iki yıldır aralıksız sürdürdüğü saldırılarda, 20 bin 179’u çocuk olmak üzere 67 bin 173 kişi hayatını kaybetti. Soykırım, dünyanın gözü önünde devam ediyor.

Gazze’de iki yıldır devam eden İsrail saldırılarında can kaybı 67 bin 173’e yükseldi. Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, Ekim 2023’ten bu yana süren saldırıların ikinci yılını doldurduğu hatırlatılarak, “Gazze'de yaşananlar bir kriz değil, insan varoluşunun temel direği olan sağlık sisteminin 730 gün boyunca şiddetli saldırılara maruz kalmasıdır.” ifadeleri kullanıldı.

İsrail’in saldırılarında 20 bin 179 çocuk, 10 bin 427 kadın ve 4 bin 813 yaşlı hayatını kaybetti. Yaralı sayısı ise 169 bin 780’e ulaştı. Gazze’de 1701 sağlık çalışanı öldü, 362’si ise İsrail ordusu tarafından alıkonuldu.

Bakanlık, Gazze’deki 38 hastaneden 25’inin tamamen hizmet dışı kaldığını, kalan 13’ünün ise kısmen çalıştığını belirtti. İsrail ordusunun doğrudan saldırılarıyla hastanelerin elektrik sistemleri, oksijen santralleri ve altyapısının da hedef alındığı bildirildi. Bölgede 35 oksijen santralinden 25’i, 110 elektrik santralinden 61’i kullanılamaz hale geldi.

Tel Aviv yönetiminin uyguladığı abluka nedeniyle bölgeye ilaç ve tıbbi malzeme girişinin engellendiği, hastanelerde yatak kapasitesinin yüzde 225 oranında kullanıldığı açıklandı. Açlık sebebiyle şimdiye kadar 460 Filistinli, 154’ü çocuk hayatını kaybetti. Gazze’de 5 yaş altı 51 bin çocuk yetersiz beslenmeden etkileniyor.

Gazze hükümeti, saldırılar nedeniyle her gün 77 çocuğun yetim kaldığını, 29 kadının dul kaldığını ve 16 hamile kadının düşük yaptığını açıkladı. Ayrıca 18 bin hasta ve yaralının yurt dışında tedavi görmesine izin verilmediği, bunlar arasında 5 bin 580 çocuğun bulunduğu kaydedildi.

UNICEF: “Her 17 Dakikada Bir Çocuk Ölüyor ya da Sakat Kalıyor”

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Sözcüsü Ricardo Pires, İsrail’in Gazze’de “eşi benzeri görülmemiş” şiddet uyguladığını belirterek, “Neredeyse iki yıldır her 17 dakikada bir çocuk öldürülüyor veya sakat kalıyor. Bu rakam kabul edilemez.” dedi.

Gazze’de prematüre bebeklerin oksijen maskesini paylaşmak zorunda kaldığını belirten Pires, “Her 5 bebekten biri prematüre doğuyor, 10 binden fazla çocuk akut yetersiz beslenmeden muzdarip.” ifadelerini kullandı.

UNRWA: “Gazze, İki Yıldır Bitmeyen Yıkım Ve Açlığı Yaşıyor”

Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA), Gazze’deki sivillerin “iki yıldır yıkım, yerinden edilme, korku ve açlık içinde yaşadığını” belirtti. Açıklamada, “Artık silahların susması, insani yardımların hiçbir engelle karşılaşmadan bölgeye ulaşması gerekiyor.” çağrısı yapıldı.

Batı Şeria’da da Baskınlar Sürüyor

İsrail ordusu, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de Filistinlilere yönelik baskın, gözaltı ve saldırılarını artırdı. Son iki yılda 20 binden fazla Filistinli, aralarında 1660 çocuk ve 595 kadın olmak üzere gözaltına alındı. Aynı dönemde 77 Filistinli, İsrail hapishanelerinde işkence, aç bırakma ve kötü muamele sonucu hayatını kaybetti.

Gazze’de Dört Günde 118 Filistinli Öldürüldü

Gazze hükümeti, İsrail’in 4–7 Ekim tarihleri arasında 230’dan fazla hava ve topçu saldırısı düzenlediğini, bu saldırılarda 118 sivilin hayatını kaybettiğini duyurdu. Açıklamada, “İsrail, uluslararası sükûnet çağrılarını görmezden gelerek Gazze’deki soykırımını sürdürmektedir.” denildi.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

İSRAİL GAZZE’DE NEDEN SOYKIRIM YAPIYOR?

İsrail Gazze’de Neden Soykırım Yapıyor?

DÜNYA, GAZZE’DE YAŞANAN SOYKIRIMA NEDEN SESSİZ KALIYOR?

Dünya, Gazze’de Yaşanan Soykırıma Neden Sessiz Kalıyor?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.