Fransa'da Bir Cami ve Türk Derneği Irkçı Saldırıya Uğradı

Fransa'da bir cami ile Diyanet İşleri Türk İslam Birliğine (DİTİB) bağlı bir dernek ırkçı saldırıların hedefi oldu.

Ülkenin Haute-Loire vilayetindeki Puy-en-Velay'daki camide bir grup tarafından Kur'an-ı Kerim nüshaları yırtılarak yere atılırken, Ain vilayetindeki Montreal-la-Cluse'daki derneğin posta kutusuna bir mermi bırakıldı.

Fransa İslam Konseyi (CFCM) yaptığı yazılı açıklamada, camiye yönelik saldırıya tepki göstererek cami cemaati ile dayanışma mesajı verdi.

Açıklamada, "bir ibadethanenin ortasında Müslümanların kutsal kitabına yapılan saldırının, hiçbir koşulda hafife alınmaması gereken ciddi bir İslamofobi eylemi" olduğunun altı çizildi.

Hükümetin Müslümanlara yönelik "taraflı anketlerin, raporların ve etiketleyici tekliflerin" yayıldığı son dönemde bu tür eylemlerin artma riskine karşı uyarıldığı açıklamada, Müslümanlara temkinli olmaları çağrısı yapıldı.

DİTİB yönetimince derneğe yapılan saldırı hakkındaki açıklamada ise "Montreal-la-Cluse Türk toplumunu ve birlikte yaşama pratiğini hedef alan bu saldırıyı kınıyor, dernek üyelerimize geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz." ifadelerine yer verildi.

"Korku ve tehdit oluşturmaya yönelik bu eylemin" hukuki takipçisi olunacağı bildirilen açıklamada, yetkili makamlar sağduyu ve hassasiyet göstermeye davet edildi.

Anket şirketi Ifop'un 18 Kasım'da yayınladığı "Fransa'daki Müslümanların İslam ve İslamcılık ile ilişkisine dair bir durum tespiti" konulu anket "tarafsızlık" ilkesini ihlal ettiği ve Müslümanlara yönelik nefreti körüklediği için tepki ile karşılanmıştı. CFCM de Müslüman vatandaşlarla ilgili yapılan anketlerin "araçsallaştırılmasına" tepki göstermişti.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.