Fransa'da 18 Yaş Altındaki Kızlara Başörtüyü Yasaklama Girişimi

Fransa'da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un partisinin 18 yaşından küçük kızlara kamuya açık alanlarda başörtüsü takmayı yasaklama girişimlerinin Ulusal Meclis tarafından kabul görmediği, reddedildiği bildirildi.

Fransa'da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un partisi Cumhuriyet Yürüyüşü (LREM) milletvekili Aurore Berge ve Jean-Baptiste Moreau'nun 18 yaşından küçük kızlara kamuya açık alanlarda başörtüsü takmayı yasaklama girişimleri Ulusal Meclis tarafından kabul görmedi.

Ulusal Mecliste toplanan özel komite, iktidar partisinin milletvekilleri Berge ile Moreau tarafından hazırlanan "İslamcı ayrılıkçı" olarak bilinen ve ismi "Cumhuriyet değerlerine saygıyı güçlendiren" olarak değiştirilen yasa tasarına, 18 yaşından küçük kızlara kamuya açık alanlarda başörtüsü takmayı ve "erkeklerin kadınlardan üstün olduğunu gösteren giysiler giymeyi" yasaklayan 2 madde ekleme çalışmalarını görüştü.

Komite söz konusu maddeleri "aşırıcı" bularak yasa tasarısına eklenmelerine onay vermedi.

Diğer yandan bugünden itibaren "Cumhuriyet değerlerine saygıyı güçlendiren" yasa tasarısı Ulusal Mecliste görüşülmeye başlanacak.

LREM Grup Başkanvekili Christophe Castaner de başörtüsüne ilişkin maddeyi "tartışmaları histerik hale getirebilecek ve tasarı metniyle ilgisi olmayan bir konu" olarak değerlendirerek reddedilme kararını yerinde bulduğunu belirtti.

Fransa'da iktidar partisinden iki milletvekili Berge ile Moreau 16 Ocak'ta hükümetin çoğunluğunun karşı çıkmasına rağmen "İslamcı ayrılıkçı" olarak bilinen ve ismi "Cumhuriyet değerlerine saygıyı güçlendiren" olarak değiştirilen yasa tasarına, 18 yaşından küçük kızlara kamuya açık alanlarda başörtüsü takmayı ve "erkeklerin kadınlardan üstün olduğunu gösteren giysiler giymeyi" yasaklayan 2 madde eklediklerini açıklamıştı.

Tasarısıyla camilerin finansmanının daha sıkı şekilde denetlenmesi, Müslümanlar üzerindeki baskıyla Müslüman derneklerin kontrolünün artırılması, din görevlilerinin yurt dışından gelmesinin engellenmesi hedefleniyor.

Fransız Bakan Schiappa: "5 yaşında örtülü kız görmeyi tahammül edilemez buluyorum"

Fransa'da Vatandaş İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Marlene Schiappa, ülkede kamuya açık alanlarda 18 yaşından küçük kızların başörtü takmasının yasaklanması girişimine destek vererek, "5 yaşında örtülü kız görmeyi tahammül edilmez buluyorum." ifadelerini kullandı.

Bakan Schiappa, Fransa'da iktidar partisi Cumhuriyet Yürüyüşü milletvekili Aurore Berge ve Jean-Baptiste Moreau'nun, "İslamcı ayrılıkçı" olarak bilinen yasa tasarısına 18 yaşından küçük kızlara kamuya açık alanlarda başörtüsü takmayı yasaklayan madde eklemelerine ilişkin LCI televizyonunda açıklamalarda bulundu.

Milletvekillerini desteklediğini belirten Schiappa, "5 yaşında örtülü kız görmeyi, bebek arabasında 2 yaşındaki örtülü bir kıza rastlamayı tahammül edilmez buluyorum." dedi.

Schiappa, söz konusu başörtüsü yasağının Ulusal Mecliste toplanan özel komite tarafından reddedilmesine ilişkin ise komisyonda dinlenen Müslüman temsilcilerin de küçük kızların başörtü takmalarını onaylamadığını iddia etti.

Çocuklarının örtünmesini normal karşılayanların da olduğunu bildiğinden bahseden Schiappa, konunun gelecek günlerde Fransa'da tartışılan gündemler arasında yer alacağını söyledi.

Fransa'da iktidar partisi milletvekillerinden Berge ile Moreau, 16 Ocak'ta hükümetin çoğunluğunun karşı çıkmasına rağmen "İslamcı ayrılıkçı" olarak bilinen ve ismi "Cumhuriyet değerlerine saygıyı güçlendiren" olarak değiştirilen yasa tasarına, 18 yaşından küçük kızlara kamuya açık alanlarda başörtüsü takmayı ve "erkeklerin kadınlardan üstün olduğunu gösteren giysiler giymeyi" yasaklayan 2 madde eklediklerini açıklamıştı.

Ancak Ulusal Mecliste toplanan özel komite söz konusu maddeleri "aşırıcı" bularak tasarıya eklenmelerini reddetmişti.

Diğer yandan bugünden itibaren "Cumhuriyet değerlerine saygıyı güçlendiren" yasa tasarısı Ulusal Mecliste görüşülmeye başlanacak.

Kaynak: AA
PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.