Evleri Kabristana, Kabrimi Bayram Yerine Çevirmeyin!
Abdullah Sert Hocaefendi, Şifâ-i Şerif’ten naklediyor: Evleri kabristana, kabrimi bayram yerine çevirmeyin! Hâneleri ibadetle diriltmenin ve salavâtın manevî sırrı.
Evlerimizi ibadetle şenlendirerek kabristan olmaktan kurtarmalı, Efendimiz’in (s.a.v.) huzurunda ise bayram yeri neşesiyle değil, derin bir hürmet ve huşu ile bulunmalıyız.
GERÇEK MÜMİN EVİ: İBADETLE ŞENLENEN HÂNELER
Hz. Ali’nin oğlu Hz. Hasan’ın şöyle dediği rivâyet edilmektedir:
“Ey Mü’min! Mescide girdiğin zaman Peygamber-i Zîşân Efendimiz’e selâm ver. Çünkü Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir hadisinde:
‘Benim evimi bayram yeri, kendi evinizi de kabristan hâline çevirmeyiniz. Nerede olursanız olun, bana salâtü selâm getirin. Zira nerede olursanız olun, sizin salâtü selâmınız bana ulaşır’ buyurmuştur.» (Süneni Ebî Dâvûd, Menâsik, 97, nr. 2042)
Hadîsi Şerîf ’teki “Benim evimi bayram yeri, kendi evinizi de kabristan hâline çevirmeyiniz” ifâdesini biraz açalım: Peygamber Efendimiz’in “evini”, yani “kabrini” bayram yeri hâline getirmemek için, orayı, bir merâsim ve şenlik yerine çevirmemek, Resûlullah Efendimiz hayattaymış, kendisi de onun huzûrunda bulunuyormuş gibi duygulu olmak lâzımdır. Bu ifâde şu anlama da gelebilir: Bayram yerine gidiyormuş gibi süslü püslü giyinmeyiniz. Benim Kabri Saâdet ’ime yılda bir iki defa değil, daha çok geliniz. Burada Resûli Kibriyâ’nın şu hadîsi şerîfini de hatırlamalıdır: “Allahım! Kabrimi puthâne hâline getirme!” (Mâlik, Muvatta’, Kasru’s-salât fi’s-sefer 85; Ahmed ibni Hanbel, Müsned, II, 246.)
“Evleri kabirlere çevirmemek” ise; oralarda ibâdet etmek, Kur’an okumak, Allah’ı zikretmek, Resûlullah’a salavât getirmek demektir. Şâyet bir evde bunlar yapılmıyorsa, orasının kabristandan farksız olduğu söylenebilir.
Kaynak: Kadı İyaz, Şifa-i Şerif









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!