Sindirim Sistemi Nasıl Çalışır?
Besinlerin ağızdan başlayarak mide ve bağırsaklarda sindirilmesi, emilimi ve insan vücudundaki bu muhteşem düzenin hikmeti.
Sindirim, ağızda başlar.
SİNDİRİM SİSTEMİNDEKİ İLÂHÎ MÜKEMMELLİK
Yiyecekleri dişlerimizle keser, parçalar, öğütür ve tükürük bezlerinin salgılarıyla hamur gibi yoğururuz. Tükürük bezlerinin salgısıyla iyice ıslanarak hamur haline gelmemiş bir lokmanın boğazımızdan geçmesi oldukça güç ve eziyet vericidir. Bir yiyecek görüldüğü, koklandığı veya tadıldığı zaman, tükürük salgılanmaya başlar. Tükürük bezlerinin harekete geçmesi çoğunlukla psikolojik bir olaydır. Korku, tiksinme vb. sebeplerle tükürük salgısı aksar ve lokmaları yutmak güçleşir.
Yutkunma ve Yemek Borusu Nasıl Çalışır?
Çiğneme işlemi tamamlandıktan sonra lokma, mideye inmek için, yaklaşık 25 cm uzunluğundaki yemek borusuna girmek üzere boğaza gelir. Bu “kavşak noktasında” lokmanın yanlış yola girmemesi için tertibat alınmıştır. Yutkunma ile birlikte solunum borusu küçük dil ile kapanır. Böylece lokmanın yemek borusundan aşağı doğru inmesi sağlanır. Baygın kimsede bu refleks meydana gelmeyeceği için ona yiyecek ve içecek bir şey verilmez.
Yemek borusundaki kasılma hareketleriyle lokma, aşağı doğru saniyede 2,5 cm hızla ilerler. Bu kasılmalar sayesindedir ki, baş aşağı duran bir kimsenin bile bir şey yemesi ve içmesi mümkün olabilmektedir.
Mide Kendini Asitten Nasıl Korur?
Besinlerin yemek borusundan sonraki ilk durağı olan midenin kapasitesi 2,5 litre kadardır. Mide duvarını kuşatan kasların enine, boyuna ve halka şeklinde kasılmaları sonucunda besinler boza kıvamına gelir. Bu karışma ve kasılma esnasında mide, enzimler ve içinde hidroklorik asit bulunan bir su salgılar. Hidroklorik asit, “pepsin” adı verilen enzimin vazife yapabilmesi için gereklidir. Fakat halk arasında tuz ruhu adıyla bilinen hidroklorik asit, aslında midenin maddesini oluşturan etleri bile eritecek güçtedir. Yüce Yaratıcı, midemizi bu asidin etkisinden koruyacak bir başka sistemle donatmıştır. Bu sistem sayesinde sindirim esnasında salgılanan “mukus” adlı bir madde, midenin duvarlarını kaplar ve onu hidroklorik asidin tahribatından korur.
İnsanın yaratılışı her parçasıyla hârikadır. Bunu bütün organlarda görmek mümkün olduğu gibi, midede de görmek mümkündür. Etten yaratılan bir torba içinde yine etler ve benzeri maddeler parçalanıp hazmedilmekte, fakat bu torba herhangi bir zarar görmemektedir. Bunu tesâdüfle açıklama imkânı yoktur. Gerek midenin hazmı için gerekli salgıda, gerekse o salgıdan mideyi korumak için ortaya çıkarılan karşı salgıda, hatasız bir hesap ve mükemmel bir kimyagerlik eseri görülmektedir. Bu hesabı ve kimyagerliği midenin hücrelerinde aramak abestir.
Besinler Midede ve Bağırsaklarda Nasıl Sindirilir?
Hazım işlemi sırasında besindeki proteinler, mide salgısının en mühim enzimi olan pepsin vasıtasıyla, kendisini meydana getiren parçalara ayrılır. İnsan midesindeki hârika laboratuar, ilk insanın yaratılışından beri, mükemmel şekilde işlemektedir. Midedeki işlem bitince, yarı sıvı haline gelen besin, ince bağırsağa geçer. İnce bağırsağın sonuna ulaşıncaya kadar her türlü besin, ne kadar kompleks bir yapıya sahip olursa olsun, bir kaç basit kimyevî maddeye ayrılmış hale gelir: proteinler amino asitlere, yağlar yağlı asitlere ve gliserine, nişasta ve şeker glikoza ayrılır. Bütün bu girift işler, insan vücûdunda üç metre uzunlukta bir yer işgal eden ince bağırsaklar adlı küçük bir laboratuarda yapılır.
Bu ayırımdan sonra besinlerin işe yarayan kısımları, ince bağırsak çeperleri tarafından emilerek kana karışır. Kandaki yolculuk sırasında her maddenin “durağı” bellidir. Gözün ihtiyacı göze, kalbin ihtiyacı kalbe, ciğerlerinki ciğerlere gider. Geriye kalan posalar ise kalın bağırsağa geçerek dışarı atılır.
Bağırsak Bakterileri ve Apandisin Vücuttaki Rolü
Bağırsaklarımızda, hazım faaliyetini kolaylaştırıcı şekilde çalışan bol miktarda bakteri yaşar. Antibiyotikler ise bu bakterilerin imhâsına sebep olduğundan, doktor tavsiyesi olmaksızın antibiyotik almak sıhhate zararlıdır.
İnce bağırsakla kalın bağırsağın birleştiği yerde “apandis” bulunur. Apandis, mikropları toplayarak vücut sağlığına hizmet etmektedir. Apandisit, bu organımızın iltihaplanması sonucunda meydana gelen hastalıktır.
SİNDİRİM SÜRECİ NE KADAR SÜRER?
Toplam olarak besinin sindirim müddetini ele alırsak; yemek yedikten yaklaşık iki-üç saat sonra mide boşalmakta, dört saatte ince bağırsakların işi bitmekte ve besinin artıkları yirmi dört saat sonra dışkılanmaya hazır hale gelmektedir.
Bütün bu faaliyetler esnasında bizim irâdemize bağlı olarak cereyan eden yegâne fiil, bir kaç dakikalık çiğneme işleminden başka bir şey değildir. Vücûdumuzda cereyan eden fevkalâde olayların çoğu, bizim haberimiz olmadan meydana gelmektedir. Demek ki bunlar bizim dışımızda bir Yüce Yaratıcı’nın işidir.1
Dipnot:
- Mustafa Nutku ve ark., a.g.e., s. 22-28.
Kaynak: Prof. Dr. Mehmet Bulut, Delilleriyle İslam Akaidi, Erkam Yayınları







YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!