Cuma Gününün Fazileti İle İlgili Hadisler

Müslümanların bayramı olan cuma gününün, pek çok fazileti vardır. Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in cuma günü ile ilgili sözlerini (hadis-i şeriflerini) istifadenize sunuyoruz.

Cuma gününün fazileti ile ilgili hadis-i şerifler...

EN HAYIRLI GÜN

Ebû Hüreyre'den -radıyallâhu anh- rivayet edildiğine göre Resûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:

“Üzerine güneş doğan en hayırlı gün cuma günüdür. Âdem o gün yaratıldı, o gün cennete konuldu ve yine o gün cennetten çıkarıldı. ” (Müslim, Cuma 17, 18)

HUTBEYİ SESSİZCE DİNLEMENİN FAZİLETİ

Ebû Hüreyre’den -radıyallâhu anh- rivayet edildiğine göre Resûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:

“Bir kimse güzelce abdest alarak cuma namazına gelir, hutbeyi ses çıkarmadan dinlerse, iki cuma arasındaki ve fazla olarak üç günlük daha günahları bağışlanır. Kim hutbe okunurken çakıl taşlarıyla oynarsa, boş ve mânasız bir iş yapmış olur. ” (Müslim, Cuma 27)

İKİ CUMA ARASINDAKİ GÜNAHLAR AFFEDİLİR

Yine Ebû Hüreyre’den -radıyallâhu anh- rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:

“Büyük günahlardan kaçınıldığı sürece, beş vakit namaz ile iki cuma ve iki ramazan, aralarında geçen günahlara keffaret olur. ” (Müslim, Tahâret 16)

CUMA NAMAZINI TERK EDENLER

Ebû Hüreyre ile İbni Ömer’den -radıyallâhu anh- rivayet edildiğine göre bu iki sahâbî Resûlullah’ın -sallâllâhu aleyhi ve sellem- minber üzerinde şöyle buyurduğunu duymuşlardır:

“Bazı kimseler cuma namazlarını terketmekten ya vazgeçerler veya Allah Teâlâ onların kalplerini mühürler de gafillerden olurlar. ” (Müslim, Cuma 40)

CUMA GÜNÜ BOY ABDESTİ ALMAK

İbni Ömer'den -radıyallâhu anh- rivayet edildiğine göre Resûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:

  • “Biriniz cuma namazına gideceği zaman boy abdesti alsın. ”(Buhârî, Cuma 2, 5, 12; Müslim, Cuma 1, 2, 4)

Ebû Saîd el–Hudrî’den -radıyallâhu anh- rivayet edildiğine göre Resûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:

  • “Her bâliğ olan kimseye cuma günü boy abdesti almak gereklidir. ”(Buhârî, Ezan 161, Cuma 2, 3, 12; Müslim, Cuma 5, 7)

Semüre’den -radıyallâhu anh- rivayet edildiğine göre Resûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:

  • “Her kim cuma günü abdest alırsa ne iyi eder; hele boy abdesti alırsa, o daha iyidir. ”(Ebû Dâvûd, Tahâret 128; Tirmizî, Cuma )

CUMA GÜNÜ NE YAPILMALI?

Selmân’dan -radıyallâhu anh- rivayet edildiğine göre Resûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:

“Bir kimse cuma günü boy abdesti alarak elinden geldiğince temizlenir, saçını sakalını yağlayıp tarar veya evindeki güzel kokudan süründükten sonra câmiye gider, fakat orada yan yana oturan iki kimsenin arasını açmaz, sonra Allah Teâlâ’nın kendisine takdir ettiği kadar namaz kılar, daha sonra sesini çıkarmadan imamı dinlerse, o cumadan öteki cumaya kadar olan günahları bağışlanır. ” (Buhârî, Cuma 6, 19)

CUMA NAMAZINA ERKEN VAKİTTE GİTMENİN SEVABI

Ebû Hüreyre’den -radıyallâhu anh- rivayet edildiğine göre Resûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:

“Bir kimse cuma günü cünüplükten temizleniyormuş gibi boy abdesti aldıktan sonra erkenden cuma namazına giderse bir deve kurban etmiş gibi sevap kazanır. İkinci saatte giderse bir inek, üçüncü saatte giderse boynuzlu bir koç kurban etmiş gibi sevap kazanır. Dördüncü saatte giderse bir tavuk, beşinci saatte giderse bir yumurta sadaka vermiş gibi sevap elde eder. İmam minbere çıkınca melekler hutbeyi dinlemek üzere topluluğun arasına katılır. ” (Buhârî, Cuma 4; Müslim, Cuma 10. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tahâret 127; Tirmizî, Cuma 6; Nesâî, Cuma 14)

CUMA GÜNÜ DUALARIN KABUL EDİLDİĞİ VAKİT

Yine Ebû Hüreyre’den -radıyallâhu anh- rivayet edildiğine göre Resûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- cuma gününden söz ederek şöyle buyurdu:

“Cuma gününde bir zaman vardır ki, şayet bir Müslüman namaz kılarken o vakte rastlar da Allah’tan bir şey isterse, Allah ona dileğini mutlaka verir. ”

Resûl–i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz o zamanın pek kısa olduğunu eliyle gösterdi. (Buhârî, Cuma 37, Talâk 24, Daavât 61; Müslim, Müsâfirîn 166, 167, Cuma 13–15)

EN FAZİLETLİ GÜN

Ebû Bürde İbni Ebû Mûsâ el–Eşarî -radıyallâhu anh- şöyle dedi:

Bir gün Abdullah İbni Ömer -radıyallâhu anh- bana:

– Cuma günü duaların kabul edildiği zaman hakkında babanın Resûlullah’tan -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bir hadis rivayet ettiğini duydun mu? diye sordu. Ben de:

– Evet, duydum. Babam, Resûlullah’ı -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyururken işittiğini söyledi:

“O vakit, imamın minbere oturduğu andan namazın kılındığı zamana kadar olan süre içindedir. ” (Müslim, Cuma, 16)

CUMA GÜNÜ ÇOKCA SALÂT Ü SELÂM GETİRİN

Evs İbni Evs’ten -radıyallâhu anh- rivayet edildiğine göre Resûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:

“Günlerinizin en faziletlisi cuma günüdür. Bu sebeple o gün bana çokça salât ü selâm getiriniz; zira sizin salât ü selâmlarınız bana sunulur. ” (Ebû Dâvûd, Salât 201, Vitir 26)

CUMA GÜNÜ YAPILMASI GEREKEN SÜNNETLER

Cuma Günü Yapılması Gereken Sünnetler

İSLAM TARİHİNDE İLK CUMA NAMAZI VE İLK HUTBE

İslam Tarihinde İlk Cuma Namazı ve İlk Hutbe

CUMA NAMAZI NASIL KILINIR?

Cuma Namazı Nasıl Kılınır?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

  • çok güzel hadisler. Allah'ım bütün müminlerin günahlarını bağışlasın ve cennetine alsın. Amin.

    Allah razı Olsun....Rabbim hakkıyla ilmi ile amel edip razı olduğu kullarından eylesin....

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.