Büyük Aile Platformu’ndan “Temiz Ekran” Çağrısı

Büyük Aile Platformu’nun başlattığı “Temiz Ekran Hareketi” kapsamında 81 ilde ortak basın açıklaması yapıldı. Açıklamada aile yapısını ve çocukları olumsuz etkileyen yayınlara karşı çağrıda bulunuldu.

Büyük Aile Platformu tarafından başlatılan “Temiz Ekran Hareketi” kapsamında, 81 ilde sivil toplum kuruluşlarınca ortak basın açıklaması yapıldı.

İstanbul’da Beyazıt Meydanı’nda cuma namazı çıkışında toplanan grup, “Ekranı temizle, işgale dur de” yazılı pankart açıp dövizler taşıdı. Gruptakiler, “Reyting uğruna vatanı satma”, “Temiz ekran, boykota devam” sloganları attı.

TEMİZ EKRAN HAREKETİ’NDEN 81 İLDE ORTAK ÇAĞRI

Meydanda grup adına basın açıklamasında bulunan Büyük Aile Platformu Genel Sekreteri Serdar Eryılmaz, ülkenin önde gelen sivil toplum platformlarının 81 ilde ortak basın açıklaması yaptıklarını söyledi.

Eryılmaz, “Günümüzde kültürel emperyalizmin işgal girişimi ile karşı karşıyayız. Artık tehlike, ekranlar üzerinden geliyor. Hedefte çocuklar, zihinler, değerlerimiz ve geleceğimiz var. Ekranlar üzerinden evlerimizin ortasına saçılan kültürel emperyalizm saldırıları ile aile zayıflatılmakta, çocuklarımızın zihinleri, kalpleri darmadağın edilmekte, değerler ayaklar altına alınmakta, şiddet ve bağımlılıklar normalleştirilmekte, mahremiyet sistematik biçimde aşındırılmaktadır.” dedi.

“BU MESELE MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR”

Meselenin yayıncılık tercihi ve basit bir reyting yarışı olmadığını ifade eden Eryılmaz, “Bu mesele, toplumsal yapının çözülmesi ve nesillerin kaybedilmesi meselesidir. Bu mesele, milli güvenlik meselesidir. Şiddetin, suçun, mafyanın özendirilmesini istemiyoruz. Bağımlılıkların normalleştirildiği yapımlar istemiyoruz. Aileyi değersizleştiren senaryolar istemiyoruz. Mahremiyeti ihlal eden televizyon programları istemiyoruz. Reyting uğruna değerlerimizin ayaklar altına alınmasını istemiyoruz. Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyen içerikler istemiyoruz.” diye konuştu.

Eryılmaz, başta RTÜK ve İletişim Başkanlığı olmak üzere ilgili kurumları göreve, yayıncı kuruluşları da sağduyuya ve kültürel işgale geçit vermemeye davet ettiklerini söyledi.

Gazze’de soykırım uygulayan İsrail’i destekledikleri için boykot ettikleri firmaların da olduğunu dile getiren Eryılmaz, şunları kaydetti:

“Bu firmalar, çok yüksek reklam bütçesine sahip. Sırf reklam bütçeleri yüksek diye yayıncı kuruluşlar, bu firmalara teslim olmamalıdır. Medya ve sosyal medyayı savaş cephesi ilan eden İsrail’in, boykot ettiğimiz firmaların reklam bütçeleriyle yayıncı kuruluşlarımız üzerinde kurduğu baskı zinciri kırılmalıdır. Sorumlu ve sağduyulu diğer reklam verenler de bu konuda boykot ettiğimiz firmaların dümen suyundan çıkmalıdır. Reytingi ve reklam gelirini tek ölçüt olmaktan çıkaran düzenlemeler artık yapılmalıdır. Zararlı içeriklere karşı daha etkin denetim mekanizmaları işletilmelidir. Aile ve çocuk dostu içerikler, en güçlü şekilde teşvik edilmelidir.”

“TEMİZ EKRAN HAREKETİ” MANİFESTOSU PAYLAŞILACAK

Sosyal medyada da “#temizekranhareketi” etiketiyle sorumlu yayıncılık çağrısında bulunduklarını belirten Eryılmaz, bu hareketin toplum mühendisliğine geçit vermeme kararlılığında, aileyi, nesilleri ve milletin geleceğini koruma iradesinde olduğunu vurguladı.

Eryılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ecdadımız, dün işgale kalkışanlarla azimle mücadele etti, bize bu cennet vatanı emanet etti. Bugün ekranlar üzerinden kültürel işgale yeltenenler var. Bunlarla da bizler, aynı kararlılıkla mücadele edeceğiz. Bu sorumluluk hepimizindir. Ne tek bir karış toprağımızı ne de tek bir evladımızı vermeyeceğiz. Bu akşam sosyal medya üzerinden sivil toplum kuruluşları, meslek birlikleri, oyuncular, yapımcılar, senaristler, kanaat önderleri ve münevverler, ‘Temiz Ekran Hareketi’ manifestosunu paylaşacak. Tüm vatandaşlarımızı bu manifestoyu paylaşmaya ve destek vermeye davet ediyoruz.”

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.