Bosnalı Genç Çift Evlendikten Sonra Tatil Yerine Haccı Seçti

Eşi Muamera Halilovic ile balayına gitmek yerine hacca gitmeye karar veren Kenan Hadzimahmutovic, “Evlilikten birkaç ay önce eşime balayı yerine hacca gitmeyi teklif ettim. O da kabul etti.” dedi.

Batı Balkanların en çok hacı adayına sahip ülkesi Bosna Hersek’te yaşayan Kenan Hadzimahmutovic ile eşi Muamera Halilovic, balayı yerine kutsal topraklara gitti.

Hayatlarını 15 Temmuz 2018’de birleştiren çift, balayı seyahati için biriktirdikleri parayı balayı yerine hacca giderek ilk ortak yolculuğunu kutsal topraklara gerçekleştirdi.

İslam’ın beş şartından biri olan hac farizasını daha önce yerine getirdiğini aktaran Kenan Hadzimahmutovic, “Evlilikten birkaç ay önce eşime balayı yerine hacca gitmeyi teklif ettim. O da kabul etti.” dedi. Uzun yıllar biriktirdiği parasını eşinin birikimiyle birleştirdiğini söyleyen Hadzimahmutovic, “Farklı duyguları bir arada yaşıyorum.” diye konuştu.

Muamera Halilovic de Medine ile ilk karşılaşmasının kendisini derinden etkilediğini ifade ederek, “Medine’de Afrika ülkelerinden gelen Müslüman kadınlarla tanışma fırsatı buldum. Nijerya’dan gelen bir gruba seccade hediye ettim. Yüzlerinde gördüğüm tebessümü asla unutmayacağım.” ifadelerini kullandı.

Dünyanın farklı köşelerinden gelen insanların hac sırasında birbirleriyle olan benzerliklerini gördüklerini söyleyen Halilovic, “Renkleri yüzünden değersiz oldukları düşünülen insanlar, aslında içten bir tebessüme hasret.” dedi.

Hac sırasında hissettiklerini hayatının geri kalan kısmına da yansıtmak istediğini anlatan Halilovic, “Hac, aslında insanın tamamen farklı bir insana dönüşebileceği tek yolculuktur.” yorumunda bulundu.

“EŞİM RÜYASINDA AİLEMİZİN KABE’Yİ TAVAF ETTİĞİNİ GÖRMÜŞ”

Kutsal vazifelerini yerine getirmek üzere Bosna Hersek’ten Suudi Arabistan’a giden bir diğer çift ise Nihad ve Meldina Ugarak oldu.

Visokolu Nihad Ugarak, geçen yıl hacca gitmeyi istediklerini ancak bazı nedenlerden dolayı bunu gerçekleştiremediklerini belirterek, “Eşim Meldina rüyasında ailemizin Kabe’yi tavaf ettiğini görmüş. Bu ne yapmamız gerektiğine dair açık bir işaretti.” diye konuştu.

Dünyanın farklı kıtalarında farklı şehirleri gezme fırsatı bulduğunu ifade eden Ugarak, “Medine insana, dünyanın hiçbir şehriyle karşılaştırılamayacak kadar güzel şeyler hissettiriyor.” dedi. Ugarak, haccın güç, dayanıklılık, sağlık ve sabır gerektiren bir vazife olduğunu ve bu nedenle daha genç yaşlarda bu farizanın yerine getirilmesinin daha doğru olduğunu vurguladı.

BOSNALI HACILARIN YAŞ ORTALAMASI DÜŞÜYOR

Bosna Hersekli hacıları karşılayan Muhamed Halilovic ise bu yıl Bosna Hersek’ten kutsal topraklara giden hacı adaylarının en yaşlısının 87 yaşındaki Behija Dzonlic, en gencinin ise 2 aylık Muhamed Kevser olduğu bilgisini paylaştı.

Halilovic, 1680 hacı adayından 908’inin erkek, 772’sinin kadın olduğunu ifade ederek, “Her ne kadar hacı adaylarının büyük kısmı 50 yaşın üzerinde olsa da son yıllarda hacı adaylarının yaş ortalamasının düştüğünü gözlemledik.” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

  • Maşallah... Allah bize de böyle hanımlar nasip etsin... Hayatta başarılı olmayı yazlık, lüks araba, kariyer sahibi biriyle evlenmek, evlenip 'gün görmek', gezip tozmak, anne olmak vs. gibi dünyevi amaçlar üzerinden değil de başarıyı Allah'ın rızasını kazanmak ve evliliği de bu hedefe doğru bir eş ile aynı yolu yürümek ve karşılıklı bir dayanışma süreci olarak gören, Allah'ı çocuğundan, eşinden her şeyden ve herkesten çok seven mümin hanımlar nasip eylesin...

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.